Türkiye ve çok sayıda Arap ülkesi, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik son askeri müdahalelerini sert bir dille kınadı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden bu tür eylemlerinin kabul edilemez olduğu belirtilirken, bölgesel barış ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Katar gibi ülkeler de benzer şekilde İsrail'in saldırılarını kınayarak uluslararası hukukun ihlal edildiğini ifade etti. Ortadoğu'da artan bu tansiyon, yalnızca Suriye'nin toprak bütünlüğünü değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de tehdit ediyor. Özellikle İsrail'in Golan Tepeleri merkezli bu hamleleri, 1974'te imzalanan ateşkes anlaşmasını da zedeliyor. Türk yetkililer, İsrail'in bu girişimlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğunu ve derhal sonlandırılması gerektiğini dile getirdi.
Gelişmenin arka planı
İsrail ordusu, hafta sonu boyunca Suriye'nin güney bölgelerine havadan ve karadan saldırılar düzenledi. Saldırıların hedefinde İran destekli milis gruplarının mevzileri olduğu iddia edilse de, saldırılar sonucunda sivil yerleşimlerin de vurulduğu bildirildi. Suriye hükümeti, bu saldırılarda en az 10 sivilin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda binanın yıkıldığını açıkladı. Bölgedeki güvenlik kaynaklarına göre, İsrail son haftalarda Suriye'deki askeri hedeflere yönelik operasyonlarını artırmış durumda. Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgede devriye gezen BM Barış Gücü askerlerinin de saldırılardan etkilendiği ve bir BM üssünün hasar gördüğü belirtiliyor. İsrail hükümeti ise yaptığı açıklamada, saldırıların İran'ın Suriye'deki askeri varlığına karşı meşru müdafaa kapsamında olduğunu savunuyor. Ancak Arap Birliği'nden yapılan ortak açıklamada, bu argümanın geçersiz olduğu ve İsrail'in saldırgan tutumunun bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürüklediği uyarısı yapıldı.
Bölgesel boyut
İsrail'in Suriye'ye yönelik bu müdahaleleri, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkiliyor. İran'ın Suriye'deki nüfuzu, İsrail için uzun süredir bir güvenlik tehdidi olarak görülürken, Arap ülkeleri de bu durumdan rahatsız. Özellikle İbrahim Anlaşmaları ile İsrail ile normalleşme sürecine giren Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkeler, bu son saldırılar nedeniyle zor durumda kaldı. Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Suriye'deki askeri operasyonlarının bölgedeki gerginliği tırmandırdığını ve yeni bir savaşın eşiğine gelindiğini belirtti. Mısır ise bu durumun, Suriyeli mültecilerin yeniden ülkelerine dönüş sürecini olumsuz etkileyeceğini kaydetti. Öte yandan, Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı da taraflar arasında bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Moskova yönetimi, İsrail'in saldırılarını kınarken, Şam yönetimine desteğini yineledi. Amerikan yönetimi ise konuya dair henüz resmi bir açıklama yapmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye krizinin başından beri Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruma ve siyasi çözüm bulma yönünde bir politika izlemiştir. İsrail'in son saldırıları, Türkiye'nin Suriye'de meşru gördüğü çözüm sürecine doğrudan bir darbe niteliğindedir. Ayrıca, İdlib'deki ateşkesin kırılgan olduğu bir dönemde, İsrail'in güneyde yarattığı yeni tansiyon, Türkiye'nin sahada yürüttüğü denge politikasını da zora sokmaktadır. Türkiye'nin bu kınama açıklaması, hem Rusya ile olan iş birliğini hem de Arap dünyası ile ilişkilerini güçlendirme çabasının bir parçasıdır. Bununla birlikte, Türkiye'nin İsrail ile son dönemde yaşadığı diplomatik normalleşme sürecinin bu olaydan etkilenmesi olası gözükmektedir. Kısacası, bu gelişme Türkiye için hem bölgesel istikrar hem de ikili ilişkiler açısından dikkatle izlenmesi gereken bir meseledir.