ANKARA - Türkiye'nin, Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzaladığı savunma paktını onaylanmak üzere Meclis'e sunduğu bildirildi. Üç Meclis kaynağından alınan bilgiye göre, anlaşma NATO'nun ikinci büyük ordusunu, Husi saldırılarıyla karşı karşıya olan Suudi Arabistan'a resmi bir karşılıklı savunma taahhüdüyle yakınlaştırıyor. Salı günü açıklanan gelişme, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisinde daha aktif bir rol üstlenme çabası olarak yorumlanıyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Kapsamı
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan savunma paktı, üç ülkenin askeri işbirliğini derinleştirmeyi amaçlıyor. Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuna açıklanmamış olsa da, kapsamının karşılıklı savunma yardımı, ortak askeri tatbikatlar, savunma sanayii işbirliği ve istihbarat paylaşımını içerebileceği belirtiliyor. Meclis kaynakları, anlaşmanın onay sürecinin hızlı ilerleyebileceğini, zira hükümetin anlaşmaya öncelik verdiğini ifade ediyor. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler son yıllarda ekonomik ve askeri alanlarda artan bir ivme kazanmıştı. Türkiye, Suudi Arabistan'a silah satışı ve savunma teknolojisi transferi konusunda önemli adımlar atmış, Pakistan ile ise uzun süredir devam eden güçlü savunma bağları bulunuyor. Bu pakt, üç ülkenin bölgesel güvenlik konularında ortak hareket etme iradesini ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suudi Arabistan, Yemen'de Husi isyancılarına karşı yürüttüğü operasyonlarda son dönemde artan saldırılarla karşı karşıya. Husi saldırıları, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarında ve kritik altyapı tesislerinde güvenlik riski oluşturuyor. Türkiye'nin bu pakt ile Suudi Arabistan'a vereceği destek, Riyad'ın bölgesel güvenlik endişelerini hafifletebilir. Öte yandan, Pakistan ile Suudi Arabistan arasında da tarihsel olarak güçlü bağlar bulunuyor; Pakistan ordusu, Suudi Arabistan'a askeri eğitim ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. Bu üçlü yapı, Orta Doğu ve Güney Asya'da yeni bir güvenlik ekseni oluşturabilir. ABD'nin bölgeden kısmen çekilmesi ve Çin'in etkisini artırması, bölgesel güçlerin kendi güvenlik düzenlemelerini kurma arayışını hızlandırmış durumda. Türkiye'nin NATO üyeliği ve Batı ile ilişkileri, bu paktın Batı ittifakı içinde nasıl konumlanacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Ancak Türkiye, son yıllarda çok yönlü bir dış politika izleyerek hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu savunma paktı, Türkiye'nin Orta Doğu ve Güney Asya'da etkinliğini artırma ve bölgesel güvenlik mimarisinde söz sahibi olma hedefinin bir parçası. Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşmesi, ekonomik ve savunma sanayii işbirliğini derinleştirebilir. Pakistan ile mevcut savunma bağlarını kurumsallaştırmak, Türkiye'nin Asya'ya açılımını güçlendirebilir. Ancak pakt, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve Batı ile ilişkilerini zora sokabilir; zira Suudi Arabistan'a verilen askeri destek, özellikle Yemen savaşı bağlamında Batılı müttefikler tarafından eleştirilebilir. Yine de Türkiye, stratejik özerklik vurgusuyla bu tür anlaşmaları savunacaktır. Anlaşmanın Meclis'ten geçmesi, Türkiye'nin bölgesel güç projeksiyonunu güçlendirecek ve çok kutuplu bir dünyada yeni ittifak arayışlarının somut bir örneğini oluşturacaktır.