İsrail'in Suriye'nin kuzeyinde bulunan ve daha önce Türk bir heyetin ziyaret ettiği kapalı bir hava üssüne düzenlediği hava saldırısı, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi yeniden alevlendirdi. New Lines Institute Program Başkanı ve Kıdemli Analisti ile Georgetown Üniversitesi Öğretim Üyesi Dania Arayssi, Bloomberg'e yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'yi Türkiye'nin Ortadoğu'daki bir vekili olarak gördüğünü belirtti. Bu yorum, Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin son dönemde yaşanan diplomatik krizlerle zaten gergin olduğu bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı: Hava Üssüne Saldırı ve Türk Heyetinin Ziyareti
İsrail savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyindeki Hama yakınlarında bulunan ve uzun süredir kullanılmayan bir hava üssünü hedef aldı. Saldırı, Türk bir askeri ve istihbarat heyetinin bölgeyi ziyaret etmesinden kısa bir süre sonra gerçekleşti. Heyetin, Suriye'deki sahadaki durumu değerlendirmek ve olası işbirliği alanlarını görüşmek üzere bölgede bulunduğu bildirildi.
Arayssi'ye göre İsrail, bu saldırıyla Ankara'ya açık bir mesaj göndermeyi amaçlıyor: Türkiye'nin Suriye'deki varlığını ve nüfuzunu kabul etmeyecekler. İsrail, Suriye topraklarında kendisine tehdit oluşturabilecek her türlü askeri oluşumu engelleme politikasını sürdürüyor. Bu bağlamda, kapalı bir hava üssünün hedef alınması, Türkiye'nin bu üssü yeniden faaliyete geçirme olasılığına karşı bir önlem olarak değerlendiriliyor.
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, 2010'daki Mavi Marmara krizinden bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Son olarak, İsrail'in Gazze'deki operasyonları ve Doğu Kudüs'teki gerilimler, iki ülke arasındaki diyaloğu neredeyse durma noktasına getirmişti. Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı, İsrail'in kuzey sınırındaki güvenlik hesaplamalarını da etkiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Vekalet Savaşı mı?
Arayssi, İsrail'in Suriye'yi Türkiye'nin bir vekili olarak görmesinin, bölgedeki dengeleri değiştirdiğini vurguluyor. Bu bakış açısı, Türkiye'nin Suriye'deki askeri operasyonlarını ve muhalif gruplara verdiği desteği kapsayan geniş bir yelpazeyi içeriyor. İsrail, Suriye'de İran'ın varlığını hedef alırken, şimdi Türkiye'nin etkisini de sınırlandırmaya çalışıyor.
Bu durum, Ortadoğu'daki ittifakların yeniden şekillendiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Türkiye'nin Katar ile yakın ilişkileri, Mısır ile normalleşme çabaları ve İsrail ile yaşanan krizler, bölgesel güç dengelerini etkiliyor. Ayrıca, Rusya'nın Suriye'deki rolü, ABD'nin çekilmesiyle oluşan boşluk ve İran'ın nüfuzu, karmaşık bir tablo oluşturuyor.
Uzmanlar, İsrail'in bu saldırısının, Türkiye'nin Suriye'deki angajmanını gözden geçirmesine yol açabileceğini belirtiyor. Ancak Ankara'nın, ulusal güvenliğini ön planda tutarak hareket edeceği ve Suriye'deki askeri varlığını koruyacağı tahmin ediliyor. Öte yandan, bu tür olaylar, Türkiye-İsrail ilişkilerinin daha da kötüleşmesine ve bölgede yeni bir çatışma hattının oluşmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikası ve bölgesel güvenliği açısından kritik bir öneme sahip. İsrail'in Türk heyetinin ziyaret ettiği bir üssü hedef alması, Ankara'nın bölgedeki faaliyetlerine yönelik doğrudan bir tehdit olarak algılanıyor. Türkiye, Suriye'deki varlığını meşru savunma hakkı çerçevesinde sürdürdüğünü savunurken, İsrail'in bu tür saldırıları iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırabilir. Bu durum, Türkiye'nin Ortadoğu'daki stratejik hesaplarını etkileyebilir; Ankara, hem İsrail'le hem de bölgedeki diğer aktörlerle ilişkilerini yeniden dengelemek zorunda kalabilir. Ayrıca, bu tür olaylar, Türkiye'nin uluslararası kamuoyunda daha fazla yalnızlaşmasına ve bölgesel işbirliği çabalarının sekteye uğramasına yol açabilir. Türk dış politikasının önümüzdeki dönemde bu gelişmeye nasıl bir yanıt vereceği merak ediliyor.