İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Azerbaycan'ın Karabağ savaşında hayatını kaybeden askerlerini Anma Günü'nde bir mesaj yayımlayarak andı. Duran, mesajında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının sonsuza dek süreceğini belirtti ve Karabağ'ın azatlık mücadelesinde şehit düşenlerin aziz hatırasını yad etti.
Anma Günü'nün Anlamı ve Türkiye-Azerbaycan İlişkileri
Azerbaycan'da her yıl 27 Eylül, 2020 yılında başlayan ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı'nda şehit olan askerlerin anıldığı Anma Günü olarak kutlanıyor. Bu yıl da başkent Bakü başta olmak üzere ülke genelinde çeşitli törenler düzenlendi. Türkiye'den üst düzey bir ismin bu günde yaptığı açıklama, iki ülke arasındaki stratejik müttefiklik ilişkisinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İletişim Başkanı Duran, mesajında "Karabağ'ın kurtuluşu için canlarını feda eden kahraman Azerbaycan askerlerini rahmet ve minnetle anıyorum. Türkiye ve Azerbaycan, iki devlet tek millet anlayışıyla her zaman yan yana olmuştur ve olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı. Duran ayrıca, Türkiye'nin Azerbaycan'ın haklı davasında her zaman yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini vurguladı.
İkinci Karabağ Savaşı, Azerbaycan'ın topraklarının yaklaşık yüzde 20'sini işgal altında tutan Ermenistan'a karşı başlattığı askeri harekât sonucunda 44 gün sürmüş ve 10 Kasım 2020'de Rusya'nın arabuluculuğuyla imzalanan ateşkes anlaşmasıyla sona ermişti. Savaş sırasında Türkiye, siyasi ve diplomatik düzeyde Azerbaycan'a güçlü destek vermiş, bu destek askeri işbirliğiyle de pekiştirilmişti. Savaşta yaklaşık 3 bin Azerbaycan askeri şehit oldu, on binlerce sivil yerinden edildi.
Bölgesel Dengeler ve Anma Günü'nün Jeopolitik Önemi
Karabağ zaferi, Güney Kafkasya'da dengeleri değiştirdi. Azerbaycan, topraklarının büyük bölümünü geri alarak 30 yıllık işgali sona erdirdi. Türkiye, bu süreçte Azerbaycan'ın en yakın müttefiki olarak bölgesel nüfuzunu artırdı. Anma Günü, sadece bir yas günü değil, aynı zamanda Azerbaycan'ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü için verilen mücadelenin sembolü haline geldi.
Son dönemde Azerbaycan, Karabağ'da kalan Ermeni nüfusa yönelik operasyonlar düzenlemiş ve bölgede kontrolünü tamamen sağlamıştı. Bu gelişmeler, Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşması müzakerelerini de beraberinde getirdi. Türkiye, bu müzakerelerde de yapıcı bir rol oynamakta ve Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesi için adımlar atmaktadır. Ancak, Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği destek, Ermenistan ile olan ilişkilerde zaman zaman gerginliklere yol açabiliyor.
Uluslararası toplum, Karabağ'daki insani durum ve savaş suçları iddiaları konusunda hassasiyetini koruyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğer uluslararası kuruluşlar, savaş sırasında her iki taraftan da sivil kayıplar yaşandığını raporlamıştı. Türkiye, bu raporlara karşı Azerbaycan'ın haklı tezlerini savunuyor ve Ermenistan'ın işgalci konumunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Azerbaycan'ın Anma Günü'ne gösterdiği ilgi, iki ülke arasındaki "tek millet iki devlet" söyleminin somut bir yansımasıdır. Bu tür jestler, Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki stratejik konumunu güçlendirirken, aynı zamanda bölgesel istikrarın sağlanmasında Azerbaycan ile işbirliğinin önemini ortaya koyuyor. Türk dış politikası açısından, Azerbaycan ile ilişkiler enerji koridorları, ticaret yolları ve savunma işbirliği açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, Ermenistan ile normalleşme sürecinde Azerbaycan'ın desteğini almak, Türkiye'nin elini güçlendiriyor. Karabağ meselesi, Türkiye'nin uluslararası alanda Azerbaycan ile birlikte hareket etme kararlılığını gösteriyor.