Tunus'ta genç nüfusun önemli bir kısmı, ülkedeki ekonomik ve siyasi koşullar nedeniyle yurt dışına göç etmeyi ciddi olarak düşünüyor. Bir zamanlar Arap Baharı'nın umut veren örneği olarak gösterilen Tunus, bugün gençler için gelecek vaat etmiyor. İşsizlik, düşük ücretler, yolsuzluk ve siyasi istikrarsızlık, gençlerin ülkeden ayrılma isteğini artırıyor. Çeviri: Tunuslu gençler için artık sadece nasıl geçinecekleri değil, nerede bir gelecek inşa edebilecekleri sorusu önemli hale geldi.
Göçün arkasındaki ekonomik ve sosyal nedenler
Tunus, 2011 devriminden bu yana ekonomik olarak beklenen atılımı gerçekleştiremedi. Ülkenin GSYİH'si son on yılda istikrarlı bir şekilde artmadı; işsizlik oranı özellikle gençler arasında yüksek seyrediyor. Resmi verilere göre genç işsizlik oranı %30'un üzerinde. Üniversite mezunları bile iş bulmakta zorlanıyor; birçok kişi diplomasının karşılığını alamıyor. Düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve sosyal güvenceden yoksun işler, gençlerin umutsuzluğunu artırıyor.
Ayrıca, ülkede yolsuzluk algısı yüksek. Kamu ihalelerinde ve istihdamda kayırmacılık yaygın. Gençler, liyakat yerine bağlantıların ön planda olduğunu düşünüyor. Bu durum, sisteme olan güveni zedeliyor ve göçü bir çıkış yolu olarak görüyorlar. Son yıllarda artan enflasyon ve yaşam maliyeti de ek bir baskı unsuru.
Siyasi alanda da belirsizlik hakim. 2021'de Cumhurbaşkanı Kais Saied'in parlamentoyu feshetmesi ve anayasal düzeni değiştirmesi, demokrasiye olan inancı sarstı. Birçok genç, siyasi süreçlere katılımın anlamsız olduğunu düşünüyor. Bu ortamda göç, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir tepki olarak da görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Tunuslu gençlerin göç eğilimi, Akdeniz havzasındaki daha geniş bir göç dalgasının parçası. Avrupa'ya yönelik düzensiz göç, özellikle İtalya ve Malta gibi ülkeleri zorluyor. Tunus, son yıllarda Libya'nın ardından Akdeniz'deki en önemli göç güzergahlarından biri haline geldi. AB, Tunus ile göç kontrolü konusunda anlaşmalar yaparak bu akışı durdurmayı hedefliyor. Ancak, Tunus'taki itici faktörler ortadan kalkmadıkça göçün önüne geçmek zor görünüyor.
Gençlerin göçü, Tunus için bir beyin göçü sorununu da beraberinde getiriyor. Nitelikli işgücünün ülkeden ayrılması, ekonomik kalkınmayı daha da zorlaştırıyor. Uzmanlar, göçün uzun vadede Tunus'un demografik yapısını ve ekonomik potansiyelini olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, göç eden gençlerin bir kısmı yurt dışında edindikleri deneyim ve birikimle ülkelerine dönme potansiyeli taşısa da, bu genellikle gerçekleşmiyor.
Avrupa Birliği için de bu durum önemli bir sınav. Göçü kontrol altına almak için Tunus'a yapılan mali yardımlar ve anlaşmalar, insan hakları endişelerini de beraberinde getiriyor. Göçmenlerin geri gönderilmesi veya kabul merkezlerinde tutulması gibi uygulamalar eleştiriliyor. Ayrıca, AB'nin Tunus'taki otoriter eğilimlere göz yumduğu yönünde eleştiriler var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'taki genç göç eğilimi, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de Akdeniz'deki istikrarsızlık ve göç hareketleri Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, Akdeniz'de artan göç dalgasının yaratacağı siyasi ve ekonomik yükümlülüklerle karşılaşabilir. Ayrıca, Tunus'taki ekonomik sıkıntılar, Türkiye'nin Kuzey Afrika'daki ticari ve yatırım ilişkilerini etkileyebilir. Türkiye, bölgede istikrarın korunmasına yönelik diplomatik girişimlerde bulunabilir ve göçün kök nedenlerini ele alan projelerde işbirliği yapabilir. Ancak, Türkiye'nin öncelikli olarak kendi ekonomik ve güvenlik meselelerine odaklanması, Tunus'a yönelik aktif bir politika geliştirmesini sınırlayabilir.