Tunus'ta mahkeme, muhalif siyasetçi Olfa Hamdi'yi sosyal medya paylaşımları nedeniyle 'orduyu itaatsizliğe teşvik etmek' ve 'darbe planlamak' suçlarından 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. ABD-Tunus çifte vatandaşı olan Hamdi'nin cezası, ülkedeki muhalefete yönelik baskıların arttığı bir dönemde geldi. Hamdi, 2021 yılında Cumhurbaşkanı Kais Saied'in olağanüstü hal ilan etmesinin ardından tutuklanmıştı.
Gelişmenin Arka Planı
Olfa Hamdi, Tunus'un Üçüncü Cumhuriyet Partisi'nin lideri ve 2019 başkanlık seçimlerinde aday olmuş bir siyasetçi. Hamdi, Temmuz 2021'de Cumhurbaşkanı Saied'in parlamentoyu askıya alması ve başbakanı görevden almasının ardından darbe karşıtı açıklamalar yapmış, sosyal medya üzerinden orduevine seslenerek askerleri emirlere uymamaya çağırmıştı. Bu paylaşımlar nedeniyle 'askeri itaatsizliğe teşvik' ve 'darbe planlamak' suçlamalarıyla yargılandı. Mahkeme, Hamdi'ye 4 yıl hapis cezası verdi. Hamdi'nin avukatı kararı temyiz edeceklerini açıkladı. Hamdi, cezaevinde kötü muameleye maruz kaldığını iddia ediyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hamdi'nin cezasını 'siyasi motivasyonlu' olarak nitelendirerek kınadı. ABD Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili endişelerini dile getirdi. Tunus hükümeti ise yargının bağımsız olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tunus, 2011'deki Yasemin Devrimi'nin ardından bölgede demokratik geçişin umudu olarak görülüyordu. Ancak 2021'de Cumhurbaşkanı Saied'in olağanüstü yetkiler alması ve 2022'de anayasayı değiştirmesi, ülkeyi otoriterleşme eleştirileriyle karşı karşıya bıraktı. Muhalifler, Saied yönetimini muhalefeti sindirmek için yargıyı araçsallaştırmakla suçluyor. Hamdi davası, Tunus'un Arap Baharı sonrası kazanımlarını kaybetme riski taşıdığını gösteriyor. AB ve ABD, Tunus'daki demokratik gerilemeyi endişeyle izliyor. Tunus, ekonomik kriz ve yüksek işsizlikle boğuşurken, siyasi istikrarsızlık riski artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'daki siyasi baskılar, Türkiye'nin Akdeniz ve Kuzey Afrika'daki istikrar arayışını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Tunus ile tarihi ve kültürel bağlara sahip; ancak 2021 sonrası Saied yönetimiyle ilişkiler mesafeli. Türk iş insanları Tunus'ta yatırımlarını sürdürürken, siyasi belirsizlik ekonomik riskleri artırıyor. Ayrıca Tunus'un demokratik gerilemesi, bölgede otoriterleşmeyi teşvik ederek Türkiye'nin savunduğu demokratik değerlerle çelişiyor. Türkiye, Libya ve Doğu Akdeniz'deki çıkarları için Tunus'un istikrarını önemsiyor; bu tür davalar, Türkiye'nin bölgesel diplomaside insan hakları vurgusunu güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor.