Tunus'un başkenti Tunus'ta binlerce kişi, Cumhurbaşkanı Kays Said'in parlamentoyu askıya almasının beşinci yıl dönümünde sokaklara dökülerek 'rejimin düşmesi' çağrısı yaptı. Göstericiler, ülkenin içinden geçtiği siyasi ve ekonomik krizden Said'i sorumlu tutarken, demokrasinin yeniden inşası için seçim takvimi belirlenmesini istiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kays Said, 25 Temmuz 2021'de dönemin başbakanı Hişam el-Meşişi'yi görevden almış, meclisin çalışmasını askıya almış ve milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmıştı. Bu adım, muhalefet tarafından 'darbe' olarak nitelendirilirken, Said'e göre anayasal bir müdahaleydi. Ardından 2022'de yapılan referandumla yeni bir anayasa kabul edildi ve cumhurbaşkanının yetkileri artırıldı. Ancak muhalefet, bu sürecin ülkeyi otoriterleştirdiğini ve siyasi çoğulculuğu ortadan kaldırdığını savunuyor.
Gösteriler, ulusal diyalog girişimlerinin sonuçsuz kalmasının ardından düzenleniyor. Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT) başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşları, Said'i diyaloğa davet etmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştı. Muhalefet partileri, ülkenin ciddi bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya olduğunu ve Said'in politikalarının Tunus'u uçuruma sürüklediğini dile getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tunus, 2011'de Arap Baharı'nın doğduğu ülke olarak demokratik geçiş sürecinin sembolüydü. Ancak son yıllarda yaşanan otoriterleşme eğilimi, bölgedeki diğer ülkelere de olumsuz örnek teşkil ediyor. Uluslararası toplum, Tunus'taki gelişmeleri yakından izliyor; ABD ve Avrupa Birliği, demokratik kurumların güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor. Öte yandan, Tunus'un ekonomik zorlukları ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen kredi görüşmelerindeki tıkanma, ülkenin dış yardıma olan bağımlılığını artırıyor.
Bölgesel olarak, Tunus'taki siyasi istikrarsızlık, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesindeki güvenlik risklerini de etkileyebilir. Libya sınırındaki gelişmeler ve göç hareketleri, Tunus'un iç siyasi durumundan doğrudan etkileniyor. Ayrıca, Mısır ve Cezayir gibi komşu ülkelerdeki yönetimlerin Tunus'taki protestolara yaklaşımı, bölgesel dengeler açısından önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus, Türkiye ile tarihsel ve kültürel bağları bulunan bir ülke. Kuzey Afrika'daki bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzu ve Akdeniz politikaları açısından yakından izleniyor. Türkiye, Tunus ile ticaret ve yatırım ilişkilerini sürdürürken, siyasi istikrar iki ülke arasındaki iş birliğinin devamı için önemli. Aynı zamanda, Tunus'taki demokratik talepler, Türkiye'nin bölgedeki demokrasi vurgusuyla paralellik gösteriyor. Ancak Ankara'nın, Said yönetimiyle kurduğu ilişkileri dengeleyerek, muhalefetle de temaslarını sürdürdüğü biliniyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Kuzey Afrika'daki çıkarlarını koruma stratejisi açısından kritik bir döneme işaret ediyor.