ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA), bazı havalimanlarında uygulamaya koyduğu ve yolcu olmayan kişilerin de güvenlik kontrol noktalarından geçerek sevdiklerine eşlik etmesine olanak tanıyan yeni avantajı, duyurulmasından yalnızca birkaç hafta sonra sessizce geri çekti. Norfolk Uluslararası Havalimanı yetkilileri, söz konusu imtiyazın kaldırıldığını, yolcuların çevrimiçi rezervasyon seçeneklerinin kaybolduğunu bildirmesi üzerine öğrendi. TSA'nın bu ani geri adımı, havalimanı işletmecileri ve yolcular arasında şaşkınlıkla karşılandı.
Gelişmenin arka planı
TSA, geçtiğimiz aylarda ülke genelinde belirli havalimanlarında pilot bir program başlatarak, uçuş yapmayan kişilerin de güvenlik kontrol noktasından geçip kapıya kadar yolcuya eşlik etmesine izin vermeyi planladığını duyurmuştu. Program kapsamında, ziyaretçilerin önceden çevrimiçi rezervasyon yapmaları ve belirli bir ücret ödemeleri gerekiyordu. Ancak bu hizmet, Norfolk Uluslararası Havalimanı gibi bazı merkezlerde uygulamaya konulduktan kısa süre sonra sessizce askıya alındı. Havalimanı yetkilileri, durumu ancak yolcuların rezervasyon yapamadıklarını bildirmesiyle fark etti. TSA'dan yapılan açıklamada, programın "operasyonel nedenlerle" durdurulduğu belirtildi, ancak ayrıntı verilmedi. Norfolk Havalimanı sözcüsü, "TSA bize bu hizmeti artık sunmayacaklarını iletti. Yolcularımızın mağduriyetini anlıyoruz ve alternatif çözümler arıyoruz" dedi. Programın ilk duyurulduğunda, özellikle küçük çocuklu aileler ve yaşlı yolcular için büyük kolaylık sağlayacağı belirtilmişti. Ancak TSA'nın bu geri adımı, kurumun iç iletişim eksikliğini ve programın yeterince planlanmadan uygulamaya konulduğunu gözler önüne serdi.
Bölgesel veya küresel boyut
TSA'nın bu kararı, ABD'deki havalimanı güvenliği ve yolcu hizmetleri politikalarındaki tutarsızlığın bir yansıması olarak görülüyor. Uzmanlar, pandemi sonrası havalimanlarında artan yolcu trafiği ve güvenlik personeli sıkıntısı nedeniyle bu tür yenilikçi programların sık sık gözden geçirildiğini belirtiyor. Ayrıca, özel şirketlerin havalimanlarında sunduğu "kapıya kadar eşlik" hizmetlerine (örneğin, bazı havayollarının ücretli hizmetleri) rakip olarak düşünülen TSA programının, beklenen ilgiyi görmemesi de olası nedenler arasında. Öte yandan, bu tür hizmetlerin güvenlik açığı oluşturabileceği endişesi de dile getiriliyor. TSA, programa devam edip etmeyeceği konusunda net bir açıklama yapmadı. Havalimanı yetkilileri ise yolcuların mağduriyetini gidermek için özel şirketlerle işbirliği yapmayı düşünüyor. Küresel ölçekte, birçok ülke havalimanlarında benzer "refakatçi" hizmetleri sunuyor; ancak ABD'deki bu geri adım, diğer ülkeler için bir referans olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
TSA'nın bu kararı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel havacılık güvenliği ve yolcu hizmetleri trendleri açısından dikkate değer. Türkiye'deki havalimanları, özellikle İstanbul Havalimanı, son yıllarda yolcu deneyimini iyileştirmek için çeşitli hizmetler sunuyor. Ancak güvenlik nedeniyle yolcu olmayanların terminale girişi konusunda sıkı denetimler uygulanıyor. TSA'nın pilot programının başarısızlığı, Türkiye'deki yetkililer için de bir ders olabilir: Yeni hizmetlerin planlanmasında operasyonel ve güvenlik faktörlerinin yanı sıra, havalimanı paydaşlarıyla etkin iletişim şart. Ayrıca, Türk Hava Yolları gibi şirketlerin sunduğu özel refakat hizmetleri, bu tür kamu programlarına alternatif olarak değerlendirilebilir. Türkiye, havalimanlarında yolcu memnuniyetini artırırken güvenlikten ödün vermemek için dengeli bir yaklaşım benimsemeli.