ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı ticaret savaşları, küresel ekonomiyi belirsizliğe sürüklerken, uzmanlar bu çatışmadan çıkışın en az zararlı yolunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kontrol altına alınmasından geçtiğini belirtiyor. Trump'ın seçim yatırımları ve korumacı politikaları, uluslararası ticaretin temel dinamiklerini sarsarken, anlaşmaya varılması halinde sadece ABD değil, küresel ekonominin de toparlanması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2017'den bu yana Çin, Avrupa Birliği ve diğer ticaret ortaklarına yönelik tarifelerle korumacı bir politika izliyor. Bu stratejinin temelinde, ABD'nin ticaret açığını kapatmak ve yerli üretimi canlandırmak yatıyor. Ancak bu politikalar, özellikle tarım sektörü başta olmak üzere birçok alanda ters etki yarattı. Çin'in misillemeleri, ABD'li çiftçileri ve imalatçıları zor durumda bıraktı.
Bu noktada Trump'ın en büyük müttefiki Netanyahu, ABD-İsrail ilişkilerinde kritik bir rol oynuyor. Netanyahu, Trump'ın Orta Doğu politikalarının kilit ismi olarak öne çıkarken, aynı zamanda ABD iç politikasında da etkili bir figür. Ancak Netanyahu'nun aşırı sağcı koalisyon ortakları, Trump'ın barış planlarını tehlikeye atabilecek adımlar atıyor. Bu durum, Trump'ın ticaret savaşlarından çıkış stratejisini karmaşıklaştırıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Küresel düzeyde, Trump'ın ticaret savaşları sadece ABD-Çin rekabetini değil, aynı zamanda Avrupa ve Orta Doğu'daki dengeleri de etkiliyor. ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifeler, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, Avrupa Birliği de ABD'nin baskılarına karşı kendi korumacı önlemlerini alıyor. Bu süreçte, ABD'nin geleneksel müttefikleriyle arasındaki güven erozyona uğruyor.
Orta Doğu'da ise Netanyahu'nun politikaları, Trump'ın bölgedeki çıkarlarıyla doğrudan bağlantılı. İsrail'in Batı Şeria ilhak planı, bölgedeki barış sürecini tehlikeye atarken, Trump'ın bu süreci yönetme becerisi sorgulanıyor. Uzmanlar, Trump'ın ticaret savaşlarını sonlandırmak için Netanyahu'yu kontrol etmesi gerektiğini, aksi takdirde küresel ekonominin daha da derin bir krize sürüklenebileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Trump'ın ticaret savaşlarından doğrudan etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. ABD'nin çelik ve alüminyuma uyguladığı ek gümrük vergileri, Türk ihracatını olumsuz etkilerken, aynı zamanda Türkiye-ABD ilişkilerinde gerilime neden oldu. Öte yandan, Trump'ın Netanyahu'yu kontrol etme çabası, Orta Doğu'daki güç dengelerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, bölgesel bir güç olarak, ABD-İsrail ittifakının yönünü yakından takip ederken, ticaret savaşlarından çıkışın en az zararlı yolunun diyalog olduğunu savunuyor. Bu süreçte Türkiye, kendi ticaret ortaklarını çeşitlendirerek riskleri yönetmeye çalışıyor.