ABD Başkanı Donald Trump'ın görev performansına ilişkin onay oranı, son iki haftada 2 puanlık bir düşüşle yüzde 33'e geriledi. Reuters haber ajansı ve Ipsos kamuoyu araştırma şirketinin ortaklaşa yürüttüğü yeni bir anket, Amerikan halkının üçte birinin Trump'ın işleyişini onayladığını, yüzde 64 gibi büyük bir kesimin ise onaylamadığını ortaya koydu. Cuma gününden Pazartesi gününe kadar süren ankete 1.166 kişi katıldı ve anketin hata payı yüzde 3 puan olarak belirlendi. Bu sonuçlar, Trump'ın başkanlığının ilk 100 gününde popülaritesinin düştüğüne işaret ediyor.
Anketin Ayrıntıları ve Arka Planı
Reuters/Ipsos anketi, 21-24 Mart tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Katılımcılara "Trump'ın başkan olarak yaptığı işi onaylıyor musunuz?" sorusu yöneltildi. Yanıtlar, yüzde 33 onay, yüzde 64 onaylamama şeklinde dağıldı; yüzde 3 ise kararsız olduğunu belirtti. Önceki iki haftada yapılan anketlerde onay oranı yüzde 35 seviyesindeydi. Bu düşüş, Trump'ın ekonomi politikaları, özellikle tarife uygulamaları ve göçmenlik konusundaki sert tutumu nedeniyle artan hoşnutsuzluğu yansıtıyor olabilir.
Anket sonuçları, özellikle bağımsız seçmenler arasında desteğin eridiğini gösteriyor. Bağımsızların yalnızca yüzde 27'si Trump'ı onaylarken, Cumhuriyetçiler arasında onay oranı yüzde 76'da kaldı. Demokratların ise neredeyse tamamı (yüzde 97) başkanı onaylamıyor. Bu tablo, Amerikan siyasetindeki kutuplaşmanın derinliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Öte yandan, Trump'ın özellikle göçmenlik konusunda yürüttüğü mülteci karşıtı politikalar, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda tepki çekmeye devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Trump'ın onay oranındaki düşüş, yalnızca ABD iç siyaseti açısından değil, aynı zamanda küresel istikrar açısından da önemli sinyaller veriyor. Başkanın zayıf görünmesi, uluslararası müzakerelerdeki elini güçsüzleştirebilir. Özellikle ticaret savaşları, İran nükleer anlaşması ve NATO'nun geleceği gibi kritik konularda başkanın kararlılığı sorgulanabilir. Avrupa ülkeleri, Trump'ın politika değişikliklerine karşı temkinli yaklaşırken, Rusya ve Çin gibi rakipler ise zayıf bir ABD başkanından faydalanmanın yollarını arıyor olabilir.
İç politikada ise bu düşüş, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti'yi endişelendiriyor. Başkanın düşük onayı, Kongre'deki çoğunluğu kaybetme riskini artırıyor. Bu durum, Trump'ın yasama gündemini ilerletmesini daha da zorlaştırabilir. Uzmanlar, onay oranlarındaki bu istikrarsızlığın, Beyaz Saray'ın iletişim stratejisini gözden geçirmesine yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile ikili ilişkilerinde son yıllarda inişli çıkışlı bir dönem geçiriyor. Trump'ın onay oranının düşmesi, Ankara açısından iki tarafı keskin bir bıçak gibi. Bir yandan, başkanın zayıf görünmesi, Türkiye'ye yönelik baskıların azalmasına neden olabilir; örneğin CAATSA yaptırımları veya Suriye politikası boyutunda daha esnek bir tutum izlenebilir. Öte yandan, iç siyasete odaklanan bir ABD yönetimi, dış politikada tutarsız kararlar alabilir. Bu da Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle, PYD/YPG'ye verilen destek ve F-35 programından çıkarılma gibi konularda Trump'ın elinin zayıflaması, Ankara için fırsat yaratabilir; ancak uzun vadede ABD'nin küresel liderliğindeki erozyon, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel dengeleri değiştirebilir.