Trump yönetiminin Doğu Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’daki Ebola salgınına karşı duyurduğu karantina planı, Kenya’da şiddetli protestolara ve kamuoyunda büyük bir paniğe neden oldu. Kenyalılar, ABD’nin salgının sağlık risklerini kendi ülkelerine yüklemeye çalıştığını savunarak sokağa döküldü. Başkent Nairobi başta olmak üzere birçok kentte binlerce kişi, ABD Büyükelçiliği önünde toplanarak kararı protesto etti. Polis, göstericilere müdahale ederken olaylarda çok sayıda yaralı olduğu bildirildi.
Protestoların Arka Planı
Kenya hükümeti, Trump yönetiminin Ebola bölgesinden gelen yolculara uygulamak istediği 21 günlük zorunlu karantina kararına tepki gösterdi. Kenya Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Kenya, Ebola ile mücadelede uluslararası toplumun bir parçası olarak üzerine düşeni yapmaktadır. Ancak bu karar, ülkemizi haksız yere damgalamakta ve ekonomimizi olumsuz etkilemektedir” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, karantina kararının Kenya’nın turizm ve ticaret sektörüne büyük darbe vuracağını belirtiyor. Özellikle Doğu Afrika bölgesinde önemli bir ulaşım merkezi olan Kenya, salgın nedeniyle zaten zor günler geçiriyor.
Protestoların şiddetlenmesi üzerine ABD Büyükelçiliği, geçici süreyle hizmetlerini durdurdu. Elçilikten yapılan açıklamada, “Güvenlik endişeleri nedeniyle vize işlemleri ve konsolosluk hizmetleri ikinci bir duyuruya kadar askıya alınmıştır” denildi. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi daha da tırmandırdı. Kenyalı yetkililer, ABD’nin bu kararını “bölgesel dayanışmaya ihanet” olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ebola salgını, Doğu Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’da kontrol altına alınamazken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) salgının bölgesel bir tehdit oluşturduğunu duyurdu. ABD’nin karantina kararı, diğer Afrika ülkeleri tarafından da sert bir şekilde eleştirildi. Tanzanya ve Ruanda gibi komşu ülkeler, ABD’nin yaklaşımını “aşırı ve ayrımcı” olarak tanımladı. Afrika Birliği, konuyla ilgili acil bir toplantı çağrısı yaparken, uzmanlar bu tür tek taraflı kararların salgınla mücadelede uluslararası iş birliğini zayıflattığını vurguluyor.
Öte yandan, ABD’nin bu hamlesi, küresel sağlık politikaları açısından da tartışma yarattı. Pek çok ülke, pandemi döneminde yaşanan benzer uygulamaların tekrarlanmaması gerektiğini belirtirken, Trump yönetimi kararın Amerikan vatandaşlarını korumak için alındığını savunuyor. Ancak Kenyalılar ve insan hakları örgütleri, bu kararın ırkçı ve damgalayıcı olduğunu öne sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Afrika açılımı politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir süreçtir. Türkiye, son yıllarda Kenya ve Doğu Afrika ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendirmiştir. ABD’nin bu tür tek taraflı kararları, bölgedeki istikrarı ve Türkiye’nin ticari çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin salgın yönetimi konusunda uluslararası iş birliğine verdiği önem düşünüldüğünde, bu tür ayrımcı uygulamaların küresel sağlık güvenliği açısından yaratacağı riskler, Türkiye’yi de dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara’nın bu konuda Afrika Birliği ve WHO ile koordineli bir şekilde hareket etmesi beklenmektedir.