ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’ya yönelik başlattığı gümrük vergisi savaşı, iki ülke arasındaki ticaret akışını sekteye uğratırken, bu durumun en ağır faturasını sınır hattındaki küçük topluluklar ödüyor. ProPublica’nın haberine göre, özellikle Washington eyaletinin kuzeyindeki Blaine kasabası gibi yerler, sınır kapılarında yaşanan yavaşlamadan ve artan maliyetlerden doğrudan etkileniyor. Ancak bu toplulukların Washington’da sesini duyuracak güçlü bir siyasi temsilcisi bulunmuyor.
Ticaret Savaşının Arka Planı
Trump yönetiminin 2018’de başlattığı ve giderek tırmandırdığı gümrük vergileri, Kanada’dan ABD’ye ithal edilen çelik, alüminyum ve çeşitli tarım ürünlerini kapsıyor. Kanada hükümetinin misilleme vergileriyle karşılık vermesi, iki ülke arasındaki ticaret hacmini önemli ölçüde düşürdü. Sınırın her iki tarafında da işletmeler daralırken, en çok da sınır geçişlerine bağımlı olan bölgeler zarar gördü.
Blaine kasabası, her gün binlerce araç ve kamyonun geçtiği bir sınır kapısına ev sahipliği yapıyor. Gümrük vergileri nedeniyle ticaret hacmindeki düşüş, buradaki lojistik firmalarını, perakendecileri ve hizmet sektörünü doğrudan etkiliyor. Yerel işletmeler, gelirlerinin önemli bir kısmını sınır ötesi alışverişe gelen Kanadalı müşterilerden sağlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, yalnızca iki ülkeyi değil, Kuzey Amerika’daki tedarik zincirlerini de derinden etkiliyor. Otomotiv sektörü başta olmak üzere birçok sektör, parçalarını sınır ötesinden tedarik ediyor. Uzmanlar, bu tür ticari çatışmaların küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği ve yatırım kararlarını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca, bu durum ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın (USMCA) geleceği konusunda da belirsizlik yaratıyor.
ProPublica’nın haberinde, bu ticaret savaşının sınır toplulukları üzerindeki etkisinin yeterince görünür olmadığına dikkat çekiliyor. Blaine Belediye Başkanı Mary Lou Shea, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bizim sesimiz Washington’da duyulmuyor. Büyük şehirlerin lobicileri var, bizimse yok” diyerek yaşadıkları hayal kırıklığını dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel ticaret savaşlarından doğrudan etkilenen bir ülke olmasa da, ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri uluslararası ticaretin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye’nin ihracat pazarlarında çeşitlendirme stratejisi, bu tür ticari çatışmalardan kaynaklanan riskleri azaltma açısından önem taşıyor. Ayrıca, ABD’nin korumacı politikaları, küresel ticaret sisteminde belirsizlikler yaratarak Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ihracatını olumsuz etkileyebilecek gelişmelere zemin hazırlıyor.