ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri politikası, kamuoyunda giderek artan bir tepkiyle karşılaşıyor. Yeni yayımlanan bir anket, Amerikalıların büyük çoğunluğunun İran'daki savaşın verilmiş bir çaba olmadığını düşündüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, Trump yönetiminin Ortadoğu politikasının siyasi bir felakete dönüştüğünü gösteriyor. Anket sonuçları, başkanın yeniden seçilme şansını olumsuz etkileyebilecek bir tablo çiziyor.
Anketin Çarpıcı Sonuçları
Ankete katılan Amerikalıların yüzde 60'ından fazlası, İran'daki askeri operasyonların 'savaşmaya değmediğini' belirtti. Bu oran, savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Özellikle Demokrat seçmenler arasında bu oran yüzde 80'lere çıkarken, Cumhuriyetçi seçmenlerin bile önemli bir kısmı savaşın maliyetinden endişe duyuyor. Anket, Trump'ın İran politikasının sadece uluslararası alanda değil, iç politikada da büyük bir yıpranmaya yol açtığını gösteriyor.
Uzmanlara göre, bu sonuçlar Trump'ın 'Amerika Birinci' söyleminin İran konusunda beklenen desteği yaratamadığını ortaya koyuyor. Başkanın sık sık dile getirdiği 'hızlı zafer' beklentisi gerçekleşmemiş, aksine ABD askerlerinin bölgedeki varlığı uzadıkça kamuoyundaki sabırsızlık artmış durumda. Ankete katılanların dörtte üçü, İran'daki çatışmanın ABD'ye ekonomik olarak ağır bir yük getirdiğini ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'daki savaş, sadece ABD iç siyasetini etkilemekle kalmıyor; Ortadoğu'nun dengelerini de kökten değiştiriyor. İran'ın zayıflaması, Suudi Arabistan ve İsrail gibi Amerikan müttefiklerinin bölgede daha cesur adımlar atmasına yol açarken, İran'a yakın grupların direnişi de giderek artıyor. Uzmanlar, bu durumun bölgesel bir kaosa dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulunuyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin İran'daki askeri varlığı, Rusya ve Çin'in bölgede nüfuzunu artırmasına zemin hazırlıyor. Her iki ülke de İran'la yakın ilişkilerini sürdürürken, ABD'nin bataklığa saplanması, bu ülkelerin elini güçlendiriyor. BM Güvenlik Konseyi'nde İran konusunda yaşanan görüş ayrılıkları, küresel diplomasinin de ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, İran savaşının küresel ekonomiye olan etkisini gösteriyor. Uzmanlar, çatışmanın uzaması halinde enerji arz güvenliğinin daha da bozulacağını ve bunun dünya genelinde enflasyonist baskıları artıracağını öngörüyor. Savaşın maliyeti, ABD'nin iç borç yükünü artırırken, Trump'ın vaat ettiği altyapı yatırımlarının ertelenmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki savaş, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmakla birlikte, bölgesel istikrarsızlık Ankara'nın güvenlik endişelerini artırıyor. Türkiye, İran sınırında güvenlik önlemlerini sıkılaştırırken, gelişmeler göç akışlarını tetikleyebilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, Türkiye'nin enerji ithalatında alternatif kaynak arayışlarını hızlandırıyor. Bu durum, Türkiye'nin Rusya ve Orta Asya ülkeleriyle enerji işbirliğini derinleştirmesine yol açabilir. Savaşın sonuçları, Türkiye'nin bölgesel politikasını doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.