ABD Başkanı Donald Trump, İran ile çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmanın bir dizi Ortadoğu ülkesi tarafından onaylandığını duyurdu. Ancak Bloomberg muhabiri Michelle Jamrisko’nun aktardığına göre, Trump’ın listesinde İran’ın kendisi yer almıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki gerilimde yeni bir “itme-çekme” aşaması olarak yorumlanabilir. Trump yönetimi son dönemde İran’a yönelik maksimum baskı politikasını sürdürürken, Tahran yönetimi ise nükleer programını hızlandırmış durumda. Uzmanlar, Trump’ın bu açıklamasının aslında İran’ı müzakere masasına çekmek için bir strateji olabileceğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Bloomberg’in haberine göre, Trump’ın bahsettiği anlaşma, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırması ve buna karşılık yaptırımların hafifletilmesini öngörüyor. Ancak İran’ın anlaşmayı doğrudan kabul etmemiş olması, sürecin henüz erken bir aşamada olduğunu gösteriyor. Trump yönetimi, İran’ı diplomatik yollarla baskı altına almayı hedeflerken, Tahran yönetimi ise ABD’nin güvenilirliğini sorguluyor. 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (JCPOA) 2018’de tek taraflı olarak çekilen ABD’nin, yeni bir anlaşma için güven oluşturması zor görünüyor.
Öte yandan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır gibi ülkelerin Trump’ın listesinde yer alması dikkat çekiyor. Bu ülkeler, İran’ın bölgesel nüfuzundan rahatsızlık duyuyor ve ABD’nin baskı politikasını destekliyor. Ancak İran’sız bir anlaşmanın uygulanabilirliği tartışmalı. Jamrisko’ya göre, Trump’ın bu hamlesi, İran’ı tecrit etme ve bölgesel dengeleri yeniden şekillendirme girişimi olarak okunabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
İran’ın nükleer programı, sadece Ortadoğu’yu değil, küresel enerji güvenliğini ve uluslararası ticareti de etkiliyor. İran, Basra Körfezi’ndeki petrol geçiş yollarının kontrolünde kritik bir role sahip. Olası bir askeri çatışma, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe yol açabilir. Ayrıca, İsrail ve Suudi Arabistan, İran’ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasından endişe duyuyor. Bu nedenle, Trump’ın anlaşma girişimi, bölgesel ittifakları da etkileyebilir. Avrupa Birliği ise, ABD’nin tek taraflı adımlarına karşı temkinli; Brüksel, çok taraflı bir anlaşmayı tercih ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin hem ekonomik hem de güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran’la enerji ve ticaret alanında önemli bağlara sahip; olası bir anlaşma, yaptırımların hafiflemesiyle Türk şirketlerine yeni fırsatlar sunabilir. Ancak Trump’ın listesinde Türkiye’nin bulunmaması, Ankara’nın sürecin dışında kalabileceğini gösteriyor. Bölgesel olarak, İran’la yaşanacak bir gerginlik, Suriye ve Irak’taki Türk çıkarlarını tehlikeye atabilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik manevra alanını korumalı ve hem ABD hem İran’la diyaloğu sürdürmelidir.