ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky'yi Rusya ile savaşı uzatmakla suçlayarak Kiev'in barışa ilgi göstermediğini öne sürdü. Trump, dört yıldır devam eden çatışmayı sona erdirmek için yürütülen müzakerelerin "büyük ilerleme" kaydettiğini belirtti ancak Zelensky'nin anlaşmaya varmaya isteksiz olduğunu iddia etti. Bu açıklamalar, Washington'un Moskova'ya yönelik yaptırımları hafifletme sinyali verdiği bir dönemde geldi ve uluslararası alanda yeni tartışmalara yol açtı.
Trump'ın açıklamalarının arka planı
Donald Trump, başkanlığının ilk aylarında dış politikada önceliğini Ukrayna savaşını sona erdirmeye verdiğini sık sık dile getiriyor. Ancak son açıklamalarında, Kiev yönetimini barış sürecinde ayak sürümekle suçlayarak eleştirilerini Zelensky'ye yöneltti. Trump, "Zelensky barış istemiyor, savaşın devam etmesini istiyor" ifadelerini kullanarak, Ukrayna liderinin Batı'dan daha fazla askeri ve mali destek koparma peşinde olduğunu ima etti. Bu sözler, ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin sorgulanmasına neden olabilir.
Trump ayrıca, Rusya'ya uygulanan yaptırımların hafifletilmesi konusunda savunma yaptı. Yaptırımların Rusya'yı masaya getirmek için bir araç olduğunu ancak aşırı yükün Avrupa ekonomilerine zarar verdiğini savundu. ABD yönetiminin, Moskova ile ilişkileri normalleştirme çabası içinde olduğu ve bazı yaptırımların kaldırılmasını değerlendirdiği biliniyor. Bu durum, Avrupa başkentlerinde ve Kiev'de endişeyle karşılandı.
Zelensky cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi ancak Ukraynalı yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda, barışın ancak Rusya'nın işgal ettiği topraklardan çekilmesiyle mümkün olacağını vurgulamıştı. Kiev, Trump'ın açıklamalarını "gerçeklerden kopuk" olarak nitelendirebilir. Öte yandan, ABD'nin Ukrayna'ya yönelik askeri yardımının geleceği belirsizliğini koruyor; Kongre'deki bazı Cumhuriyetçiler yardımların denetlenmesi çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın açıklamaları, transatlantik ilişkilerde yeni bir gerilim hattı oluşturuyor. Avrupa Birliği ve NATO müttefikleri, Ukrayna'ya desteklerini sürdürme konusunda kararlılıklarını yinelemişti. Ancak ABD'nin tutumundaki değişiklik, Avrupa'nın güvenlik mimarisini yeniden düşünmesine yol açabilir. Almanya ve Fransa gibi ülkeler, Rusya ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savunsa da yaptırımların hafifletilmesine temkinli yaklaşıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise henüz konuya ilişkin açıklama yapmadı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Batı'nın yaptırımları kaldırmasının ilişkilerin normalleşmesi için önemli olduğunu belirtmişti. Rusya, yaptırımların kaldırılmasını ekonomik toparlanma için kritik görüyor.
Uzmanlar, Trump'ın açıklamalarının iç politikaya yönelik olabileceğini değerlendiriyor. ABD'de 2024 seçimlerinin ardından göreve gelen Trump, seçim kampanyasında Ukrayna savaşını hızla bitirme vaadi vermişti. Şimdi bu vaadi yerine getirmek için Zelensky'yi baskı altına alıyor olabilir. Ancak bu strateji, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden ödün vermesine yol açabileceği için uluslararası hukuk açısından risk taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında dengeli bir politika izleyerek hem Kiev'e hem de Moskova'ya yakın durmayı başardı. ABD'nin yaptırımları hafifletme sinyali, Türkiye'nin Rusya ile ekonomik ilişkilerini derinleştirmesi açısından fırsat yaratabilir. Ancak Zelensky'ye yönelik suçlamalar, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Ankara, barış müzakerelerinde aktif rol almak istiyor; Trump'ın sert çıkışı, Ukrayna'nın güvenini sarsarak süreci baltalayabilir. Ayrıca yaptırımların kalkması, Türkiye'nin Rusya ile ticaret hacmini artırmasına olanak tanırken, Batı ile ilişkilerde denge gözetmesini gerektirecek.