Pakistan'ın Afganistan'daki Taliban hedeflerine yönelik son hava saldırıları, bölgesel müttefiklerinden beklediği desteği bulamadı. Çin, Özbekistan ve Tacikistan, sınır ötesi terörizmin doğrudan etkilerine daha az maruz kalmaları ve Kabil ile sorunsuz ilişkilerini riske atmak istememeleri nedeniyle Pakistan'ın eylemlerine açık destek vermekten kaçınıyor. Bu tutum, bölgesel güç dengelerinde ve Afganistan politikalarında önemli farklılıkları ortaya koyuyor.
Pakistan'ın Saldırıları ve Bölgesel Tepkiler
Pakistan, son aylarda Afganistan sınırındaki güvenlik tehditlerine karşı Taliban yönetimine yönelik hava saldırıları düzenledi. İslamabad, bu saldırıları sınır ötesi terör örgütlerinin (özellikle Tehrik-i Taliban Pakistan - TTP) varlığına karşı meşru müdafaa olarak gerekçelendiriyor. Ancak Afganistan'daki Taliban yönetimi, saldırıları sert bir şekilde kınadı ve Pakistan'ı egemenliğini ihlal etmekle suçladı.
Pakistan'ın bölgesel müttefiklerinden beklediği destek gelmedi. Çin, Özbekistan ve Tacikistan, Pakistan'ın eylemlerine mesafeli duruyor. Bu ülkeler, Afganistan ile ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdürmekte ve istikrarın korunmasına öncelik veriyor. Özellikle Çin, Afganistan'da ekonomik yatırımlarını (özellikle maden ve altyapı projeleri) genişletmeyi hedefliyor ve Taliban yönetimiyle diyaloğu sürdürüyor.
Neden Destek Vermiyorlar?
Uzmanlara göre, bu ülkelerin Pakistan'a destek vermemesinin arkasında birkaç faktör yatıyor:
- Coğrafi ve güvenlik farklılıkları: Çin, Özbekistan ve Tacikistan, Afganistan ile uzun sınırlara sahip olsalar da, Pakistan kadar yoğun bir sınır ötesi terör tehdidiyle karşı karşıya değiller. Özellikle Tacikistan, Afganistan'daki Tacik azınlıkla bağları nedeniyle hassas olsa da, doğrudan TTP benzeri bir tehdit algılamıyor.
- Ekonomik çıkarlar: Çin, Afganistan'daki doğal kaynaklara ve Orta Asya'ya uzanan ticaret koridorlarına ilgi duyuyor. Bu nedenle Kabil ile ilişkileri bozmak istemiyor. Özbekistan ise Afganistan ile ticaretini artırma ve istikrarı sağlama çabasında.
- Diplomatik denge: Bu ülkeler, Taliban yönetimini resmen tanımamakla birlikte, bölgesel istikrar için diyalog kanallarını açık tutmayı tercih ediyor. Pakistan'ın askeri müdahalesine destek vermek, bu dengeyi bozabilir.
Ayrıca, Pakistan'ın saldırılarına destek vermemek, bu ülkelerin Afganistan'daki insani durum ve mülteci akını gibi konularda da hassasiyetlerini yansıtıyor. Son dönemde Afganistan'dan komşu ülkelere yönelen göç dalgası, bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan'ın yalnız kalması, bölgesel güç dengelerinde önemli bir gösterge. Pakistan, geleneksel olarak Çin'in destekçisi olsa da, Çin'in Afganistan politikası ekonomik çıkarlar ve istikrar odaklı. Çin, Taliban yönetimiyle ilişkilerini geliştirerek Afganistan'daki etkisini artırmayı hedefliyor. Bu durum, Pakistan'ın bölgesel izolasyonunu derinleştirebilir.
Öte yandan, Taliban yönetimi, Pakistan'ın saldırılarına karşı uluslararası toplumdan destek arayışında. Ancak şimdiye kadar sadece birkaç ülkeden tepki geldi. BM ve diğer uluslararası kuruluşlar, taraflara itidal çağrısı yapmakla yetindi. Bu tablo, Afganistan'daki istikrarsızlığın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.
Uzmanlar, Pakistan'ın askeri müdahalesinin uzun vadede sorunları çözmek yerine daha da derinleştirebileceğini belirtiyor. Sınır ötesi terörizmle mücadelede işbirliği ve diyalog daha etkili olabilir. Ancak Pakistan, iç kamuoyundaki baskılar nedeniyle sert tedbirler almak zorunda kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan ve Pakistan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip. Ankara, Afganistan'da barış ve istikrarın sağlanmasına önem veriyor ve Taliban yönetimiyle diyalog kanallarını açık tutuyor. Pakistan'ın Afganistan'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin bölgedeki denge politikasını zorlaştırabilir. Türkiye, hem Pakistan hem de Afganistan ile ilişkilerini korumak istiyor. Ayrıca, Afganistan'dan gelebilecek yeni bir mülteci dalgası Türkiye'yi de etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, taraflar arasında arabuluculuk yapabilecek konumda. Ancak şu ana kadar somut bir girişim yok. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya ile ticaret yollarını da olumsuz etkileyebilir.