ABD'de bir federal temyiz mahkemesi, Perşembe günü oybirliğiyle aldığı kararla, Başkan Donald Trump yönetimine ulusal parklardaki kölelik ve iklim değişikliği temalı sergileri yeniden kurma emrini iptal etti. Mahkeme, söz konusu sergilerin kaldırılmasının anayasaya aykırı olmadığına hükmetti. Bu karar, Trump yönetiminin federal kurumlar üzerindeki ideolojik kontrolünü güçlendiren bir adım olarak yorumlanırken, sivil toplum örgütleri ve tarihçilerden sert tepkiler geldi.
Sergilerin kaldırılması ve hukuki süreç
Olayın geçmişine bakıldığında, Trump yönetimi 2020 yılında Ulusal Park Servisi'ne (NPS) bağlı çeşitli tarihi alanlardaki kölelik temalı sergilerin yanı sıra iklim değişikliğine ilişkin bilgilendirme panolarını kaldırma talimatı vermişti. Yönetim, bu sergilerin 'aşırı politik' olduğunu ve 'Amerikan değerlerini yansıtmadığını' ileri sürmüştü. Bunun üzerine sivil toplum kuruluşları ve bazı eyaletler, NPS'ye dava açarak sergilerin yeniden yerleştirilmesini talep etmişti.
2023 yılında bir alt mahkeme, sergilerin kaldırılmasının idari usule aykırı olduğuna hükmederek NPS'ye sergileri geri getirme emri vermişti. Ancak Trump yönetimi bu kararı temyize taşıdı. Temyiz mahkemesi, Perşembe günü yayımladığı kararında, NPS'nin sergi içeriklerini belirleme konusunda geniş takdir yetkisine sahip olduğunu vurguladı. Mahkeme, 'Bir federal kurumun sergi kararları, yargı denetimine tabi olsa da, bu tür kararların içeriği ideolojik tartışmalardan bağımsız değerlendirilemez' ifadelerini kullandı.
Kararın bölgesel ve küresel boyutu
Bu karar, yalnızca ABD iç siyasetinde değil, küresel ölçekte de yankı uyandırdı. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ABD'nin geri adım attığı eleştirileri yeniden gündeme geldi. Trump yönetimi, iklim bilimini sorgulayan tutumuyla biliniyor; hatta daha önce federal kurumların internet sitelerinden 'iklim değişikliği' terimini kaldırtmıştı. Karar, aynı zamanda ABD'deki ırkçılık karşıtı hareketler için de bir darbe olarak değerlendiriliyor. Kölelik sergileri, özellikle Güney eyaletlerindeki tarihi alanlarda, Amerikan tarihinin karanlık yüzünü anlatıyordu. Bu sergilerin kaldırılması, siyahi toplumun tepkisini çekmişti.
Uluslararası alanda ise karar, ABD'nin insan hakları ve tarihle yüzleşme konusundaki kararlılığını sorgulatıyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, daha önce ABD'yi kölelik mirasıyla yüzleşmeye çağırmıştı. Bu kararla birlikte, ABD'nin bu konudaki tutumu daha da geriye gitmiş oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. ABD'nin tarih ve iklim konularındaki ideolojik kutuplaşması, küresel normlara etki edebilir. Türkiye, özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğine önem veriyor; ABD'nin bu alandaki geri adımları, iklim finansmanı ve teknoloji transferi gibi konularda ilerlemeyi zorlaştırabilir. Ayrıca, tarihle yüzleşme konusundaki tartışmalar, Türkiye'nin de kendi tarih yazımına yönelik uluslararası eleştirilerle karşı karşıya olduğu bir dönemde, emsal teşkil edebilir. Ancak doğrudan bir etkiden söz etmek zor; Türkiye, bu tür iç siyasi tartışmalara genellikle mesafeli durmaktadır.