ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme’nin posta yoluyla kullanılan oy pusulalarının seçim günü sonrası ulaşsa bile geçerli sayılmasına izin veren kararına öfkeyle tepki gösterdi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Hile var!” ifadelerini kullanarak kararı ‘tam bir felaket’ olarak nitelendirdi. Mahkeme, Wisconsin eyaletindeki bir davada, posta damgası seçim gününe ait olan oyların daha sonra ulaşması durumunda sayılmasına yeşil ışık yakmıştı. Bu karar, Kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde posta oylamasının kapsamını genişletecek kritik bir emsal oluşturuyor.
Arka plan: Pandemi ve posta oylaması tartışmaları
Koronavirüs pandemisi nedeniyle milyonlarca Amerikalı, virüs riskine karşı geleneksel sandık başı oylaması yerine posta yoluyla oy kullanmayı tercih ediyor. Bu durum, posta oylamasının güvenilirliği konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Trump, defalarca posta oylamasının hileye açık olduğunu iddia etmiş ve bu yöntemle yapılacak bir seçimin ‘en büyük skandal’ olacağını söylemişti. Demokratlar ise posta oylamasının seçmen katılımını artırdığını ve pandemi koşullarında bir zorunluluk olduğunu savunuyor. Wisconsin’deki dava, eyaletin seçim komisyonunun posta oylarının sayımı için belirlediği sürelere ilişkindi. Yüksek Mahkeme’nin kararı, alt mahkemenin lehte kararını onayarak posta damgası seçim gününe ait olan oyların, altı gün içinde ulaşması koşuluyla kabul edilmesine hükmetti.
Bölgesel ve küresel boyut: Amerikan demokrasisinin sınavı
Yüksek Mahkeme kararı, sadece Wisconsin için değil, tüm ülke için emsal teşkil ediyor. Pandemi sürecinde posta oylamasının yaygınlaşması, seçim güvenliği endişelerini beraberinde getiriyor. Trump’ın tepkisi, kararı ‘hile’ olarak nitelendirmesi, taraftarları arasında seçim sonuçlarının meşruiyetine dair şüpheleri körükleyebilir. Uzmanlar, posta oylamasının nadiren büyük çaplı hilelere yol açtığını belirtse de, Başkan’ın söylemleri kamuoyunda güvensizlik yaratıyor. Küresel ölçekte, Amerikan seçim sisteminin bu tür tartışmalarla sarsılması, dünyanın en eski demokrasilerinden birinin imajını zedeleyebilir. Avrupa ve diğer bölgelerdeki gözlemciler, ABD’deki seçim sürecini yakından takip ediyor. Karar, aynı zamanda Yüksek Mahkeme’nin siyasi kutuplaşma içindeki rolünü de sorgulatıyor. Trump’ın atadığı muhafazakâr yargıçların karara nasıl oy verdiği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki posta oylaması tartışması, Türkiye’de de benzer uygulamaların gündeme gelmesi durumunda dikkatle izlenmesi gereken bir örnek teşkil ediyor. Türkiye’de henüz posta oylaması yaygın olmasa da, yurt dışı seçmenler için benzer mekanizmalar bulunuyor. ABD’deki bu gelişme, seçim güvenliği ve meşruiyet tartışmalarının küresel bir boyut kazandığını gösteriyor. Türk kamuoyu, özellikle 2023 seçimleri öncesinde, seçim sisteminin güvenilirliği konusundaki uluslararası deneyimleri yakından takip edebilir.