ABD Başkanı Donald Trump'ın ekibi, göçmenlik politikasında tartışma yaratan bir karardan geri adım attı. Mayıs ayında yayımlanan bir iç yazıyla yeşil kart (green card) başvurularının başvuru sahiplerinin kendi ülkelerine geri gönderilmesini öngören düzenleme, gelen yoğun tepkiler sonrası yeniden değerlendirmeye alındı. ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından hazırlanan 22 Mayıs tarihli belge, özellikle Asya ve Afrika ülkelerinden gelen başvuruları hedef alan bir kota sistemi öngörüyordu.
Gelişmenin arka planı
USCIS'in söz konusu yazısı, yeşil kart başvurularının işlenme sürecinde köklü bir değişiklik yapmayı amaçlıyordu. Mevcut sistemde başvurular genellikle başvuru tarihine göre sıralanırken, yeni düzenleme ile başvuru sahiplerinin vatandaşı olduğu ülkeye göre önceliklendirme yapılması planlanıyordu. Bu durum, özellikle uzun bekleme sürelerine sahip ülkelerden (Hindistan, Çin, Meksika gibi) gelen başvuruların daha da gecikmesine yol açacaktı. Belgeye göre, bazı kategorilerde başvuruların işleme alınması 'ülke kotası' nedeniyle yıllarca ertelenebilecekti. Tepkilerin odağında, bu adımın göçmenlik sisteminde 'keyfi ve ayrımcı' bir yaklaşım olduğu eleştirisi vardı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kararın geri çekilmesi, ABD'de göçmenlik politikalarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Göçmen hakları savunucuları, düzenlemenin geri çekilmesini 'zafer' olarak nitelendirirken, Trump yönetiminin göçmen karşıtı söylemlerine rağmen hukuki ve siyasi baskılara boyun eğmek zorunda kaldığı yorumu yapılıyor. Küresel ölçekte ise, bu tür politikaların ABD'nin 'çekim merkezi' imajına zarar verebileceği belirtiliyor. Özellikle yüksek vasıflı iş gücü göçünde ABD'nin payının azalmasına yol açabilecek düzenlemeler, ülke ekonomisi için uzun vadede risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'den ABD'ye göç etmek isteyenler için doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD'nin göçmenlik politikalarındaki belirsizliğin sürdüğünü göstermektedir. Türk vatandaşlarının yeşil kart başvuruları şu an için mevcut sistemle işlemeye devam edecek. Ancak Trump yönetiminin göçmen karşıtı tutumu, özellikle yatırımcı ve vasıflı iş gücü vizelerinde (örneğin E-2, H-1B) daha sıkı kontrollere yol açabilir. Türkiye'nin ABD ile ikili ilişkilerinde göçmenlik konuları sıkça gündeme gelmemekle birlikte, bu tür düzenlemelerin yatırım ve eğitim amaçlı seyahatler üzerinde dolaylı etkileri olabileceği değerlendirilmektedir.