Trump yönetimi, kimyasal devi Chemours Co. ile yıllardır süren yasa dışı zehirli atık deşarjı nedeniyle 450 milyon dolar (güncel kura göre yaklaşık 14 milyar TL) tutarında çok eyaletli bir uzlaşma sağladı. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Adalet Bakanlığı'nın ortaklaşa yürüttüğü soruşturma, Chemours'un suya, yağa ve lekeye dayanıklı ürünlerde kullanılan sentetik “sonsuz kimyasalları” (PFAS) yıllarca yasadışı şekilde boşalttığını ortaya çıkardı.
Gelişmenin arka planı
PFAS (per- ve polifloroalkil maddeler), doğada çözünmeyen ve insan vücudunda birikebilen yaklaşık 4 bin farklı kimyasalı kapsıyor. Bu maddeler; tava kaplamalarından su geçirmez kumaşlara, yangın söndürme köpüklerinden ambalajlara kadar pek çok tüketim ürününde kullanılıyor. Ancak FDA ve EPA, PFAS'ın kanser, bağışıklık sistemi bozuklukları ve doğum kusurlarıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Chemours, 2015 yılında DuPont'tan ayrılan bir yan kuruluş olarak faaliyet gösteriyor ve özellikle Batı Virginia'daki Washington Works tesisinde PFAS üretimi yapıyor. EPA belgelerine göre, tesis yıllarca Chemours'un “GenX” adı verilen yeni nesil PFAS kimyasalını nehir sistemlerine ve yeraltı sularına boşalttı. Uzlaşma kapsamında Chemours, 450 milyon dolar para cezası ödemeyi, tesislerinde arıtma sistemleri kurmayı ve çevresel izleme programlarını finanse etmeyi kabul etti. Ayrıca şirket, eyaletlerin gelecekte açabileceği davalardan muaf tutuldu. Karar, New Mexico, Ohio, Texas ve Batı Virginia başta olmak üzere toplam 10 eyaleti kapsıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu uzlaşma, ABD'de PFAS kirliliğiyle mücadelede atılan en büyük adımlardan biri olarak tarihe geçti. Ancak eleştirmenler, 450 milyon doların Chemours'un 2023 yılında 6 milyar doları aşan net kârının yanında küçük kaldığını ve şirketin aslında yıllık 500 milyon dolardan fazla PFAS üretimi yaptığını vurguluyor. Çevre örgütleri, bu tür mali cezaların caydırıcı olmadığını ve su kaynaklarının temizlenmesi için gereken maliyetin milyarlarca doları bulacağını belirtiyor. Küresel ölçekte ise PFAS kirliliği, Avrupa Birliği'nden Kanada'ya kadar birçok ülkenin gündeminde. AB, 2023'te PFAS'ın neredeyse tüm kullanımlarını yasaklamayı öngören bir taslak hazırladı. Japonya ve Güney Kore de benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Bu gelişmeler, kimyasal endüstrisinin daha güvenli alternatifler üretmeye zorlandığı bir döneme işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de PFAS kirliliği henüz geniş çaplı bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlanmamış olsa da, AB ile gümrük birliği ve çevre mevzuatı uyum süreci kapsamında bu konuda düzenlemeler gündeme gelebilir. Özellikle tekstil, ambalaj ve yangın söndürme sektörlerinde PFAS kullanımı yaygın. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın su kirliliği yönetmeliklerini güncellemesi ve yerli üreticileri alternatif kimyasallara yönlendirmesi, hem ticari uyum hem de halk sağlığı açısından önem taşıyor. ABD'deki bu dava, uluslararası şirketlerin çevresel sorumluluklarının arttığı bir dönemde Türkiye'nin de benzer önlemleri alması için bir uyarı niteliği taşıyor.