ABD yönetimi, Umman'a İran'la diplomatik ilişkilerini kesmesi için yoğun baskı uyguluyor. Wall Street Journal'ın Pazartesi günü yayımladığı habere göre, Washington yönetimi Umman'ı tarihsel tarafsızlık politikasını terk etmeye ve Tahran'la bağlarını koparmaya zorluyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığı haberde, Amerikalı ve Arap yetkililer, Washington'ın artık Umman'ın pozisyonunu İran'la bağları açısından kabul edilemez bulduğunu belirtiyor.
Haberde, Trump yönetiminin özellikle son haftalarda Umman'a diplomatik baskıyı artırdığı ifade ediliyor. Umman, Körfez bölgesinde İran'la iyi ilişkilerini sürdüren nadir ülkelerden biri olarak biliniyor. Ülke, hem Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) bir üyesi hem de Tahran'la doğrudan diyalog kanalını koruyor. Özellikle 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın müzakerelerinde Umman kritik bir arabuluculuk rolü oynamıştı.
ABD'li yetkililer, Umman'ın bu arabuluculuk rolünü giderek İran'a fazla yakınlaşma olarak gördüklerini ve bu durumun Washington'ın bölgesel stratejileriyle çeliştiğini ifade ediyorlar. Özellikle Trump yönetiminin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikası kapsamında, Tahran'ı uluslararası alanda yalnızlaştırma çabaları sürüyor. Umman ise bu politikaya tam olarak uyum sağlamamakla eleştiriliyor.
Umman'ın tarafsızlık politikası ve jeopolitik önemi
Umman, Körfez bölgesinde bağımsız dış politika izleyen ülkeler arasında yer alıyor. Ülke, 1970'lerden bu yana Sultan Kabus bin Said döneminde aktif bir tarafsızlık politikası yürüttü. Şimdiki Sultan Heysem bin Tarık da bu geleneği sürdürüyor. Umman, hem ABD ve Batılı ülkelerle yakın askeri ve ekonomik ilişkiler kurmuş hem de İran'la sıcak diplomatik bağları muhafaza etmişti.
Stratejik açıdan Umman, Hürmüz Boğazı'nın hemen girişinde yer almasıyla büyük önem taşıyor. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'si bu boğazdan geçiyor. Umman ayrıca, Yemen'deki savaşta da önemli bir rol oynuyor; Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona destek sağlayan ülkeler arasında. Ancak aynı zamanda İran destekli Husilerle de doğrudan diplomatik temasını sürdürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'nin Orta Doğu'da İran'ı tecrit etme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Trump yönetimi, İran'ı diplomatik, ekonomik ve askeri açıdan zayıflatmak için müttefiklerine baskı yapıyor. Umman üzerindeki bu baskı, diğer Körfez ülkelerine de bir mesaj niteliği taşıyor: Washington, bölgedeki tüm ülkelerin İran'la bağlarını kesmesini veya en aza indirmesini bekliyor.
Öte yandan, Umman'ın tarafsızlığını terk etmesi durumunda bölgedeki güç dengeleri değişebilir. Umman, İran'la Batı arasında bir köprü işlevi görüyordu. Eğer Umman bu rolünü kaybederse, İran daha da yalnızlaşabilir veya alternatif kanallar aramak zorunda kalabilir. Bu durum, Yemen'deki savaşta ateşkes çabalarını da olumsuz etkileyebilir, çünkü Umman, İran'la Husiler arasında mesaj taşıyan bir aktördü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürürken ABD'nin bu tür baskıları karşısında hassas bir denge politikası izliyor. Umman'ın tarafsızlığından vazgeçmesi, İran'ın bölgedeki diplomatik ağını daraltabilir; bu da Türkiye'nin İran'la enerji ve ticaret alanındaki işbirliğini zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin benzer bir baskıyı ileride Türkiye'ye de yöneltmesi olasılığı göz ardı edilmemeli. Ankara, bu süreçte kendi çıkarlarını korumak için hem Washington hem Tahran'la dengeli bir dil tutmaya devam edecektir.