ABD'de 1960'lı yıllardan bu yana tamamen yok edildiği düşünülen Yeni Dünya et sineği (Cochliomyia hominivorax), yeniden görülmeye başlandı. Parazit sineğin yayılmasıyla birlikte milyarlarca dolarlık sığır eti ve canlı hayvan endüstrisi tehdit altına girerken, Trump yönetimi krizi yönetmek için alışılagelmiş bir stratejiye başvurdu: Suçu bir önceki Başkan Joe Biden'a atmak. Tarım Bakanlığı, son haftalarda artan vaka sayıları karşısında eski yönetimin yetersiz kaldığını savunuyor.
Sinek geri döndü: Tehdit büyüyor
Yeni Dünya et sineği, larvalarını sıcakkanlı hayvanların açık yaralarına veya mukozalarına bırakan ve miyaz adı verilen bir enfeksiyona yol açan bir parazit. ABD'de 1966'da başarılı bir eradikasyon programıyla tamamen ortadan kaldırılan bu sinek, özellikle Orta ve Güney Amerika'da yaygın. Ancak 2024 yılı sonundan itibaren Meksika üzerinden ABD'nin güney eyaletlerinde yeniden görülmeye başlandı. Tarım Bakanlığı verilerine göre, Florida, Alabama ve Georgia'da onlarca vaka tespit edildi. Uzmanlar, sineğin sığır, koyun, keçi ve hatta evcil hayvanlarda ciddi doku hasarına yol açtığını, enfekte hayvanların tedavi edilmezse öldüğünü belirtiyor.
Trump yönetimi, bu durumdan eski Başkan Biden'ı sorumlu tutuyor. Tarım Bakanı Brooke Rollins, yaptığı açıklamada, "Biden yönetimi, Meksika sınırındaki denetimleri gevşetti ve bu sineğin kontrol altına alınması için hiçbir şey yapmadı. Şimdi biz bu yangını söndürmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Bakanlık, ek bütçe talebinde bulunurken, kısırlaştırılmış sinek salımı ve karantina önlemlerini devreye soktu.
Ekonomik boyut ve siyasi tartışma
ABD sığır eti endüstrisi her yıl yaklaşık 100 milyar dolar gelir üretiyor. Parazit sineğin yayılması durumunda, hayvan sağlığı, ihracat kısıtlamaları ve itlaf maliyetleriyle birlikte kayıpların milyarlarca dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor. Meksika'dan gelen canlı hayvan ithalatı zaten sıkı denetime tabi, ancak sineğin yabani hayvanlar ve rüzgar yoluyla da yayılabildiği belirtiliyor. Uzun vadede, ABD'nin sığır eti ihracatı olumsuz etkilenebilir.
Siyasi düzlemde, Trump yönetiminin bu krizi Biden'a yıkması, 2025 yılı sonunda yapılması planlanan ara seçimler öncesinde kamuoyunu etkileme çabası olarak yorumlanıyor. Ancak Demokratlar, Trump'ın kendi yönetimindeki bütçe kesintilerini ve çevre düzenlemelerini gevşetmesini eleştiriyor. Eski Tarım Bakanı Tom Vilsack, "Trump döneminde sınır güvenliği tartışmaları yüzünden bu tür biyolojik tehditlere yeterli kaynak ayrılmadı" dedi.
Uzmanlar, sinek popülasyonunun kontrol altına alınamaması halinde ABD'nin tekrar uzun süreli eradikasyon programlarına başvurmak zorunda kalacağını vurguluyor. 1960'lardaki başarılı program, kısırlaştırılmış sineklerin uçaklarla yayılması ve yoğun karantina önlemleriyle mümkün olmuştu. Bugün ise iklim değişikliği ve artan uluslararası ticaret, benzer bir başarının tekrarlanmasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Güneydoğu Anadolu'da hayvancılık sektörüyle ABD ile doğrudan bir ticari rekabet içinde olmasa da, gelişme küresel hayvan sağlığı ve biyogüvenlik açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Artan küresel ticaret ve iklim değişikliği, Yeni Dünya et sineği gibi vektörlerin yayılma riskini artırıyor. Türkiye'nin, sınır kontrolleri ve hayvan ithalatında benzer parazitlere karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Ayrıca, ABD'deki siyasi suçlama kültürünün uluslararası sağlık krizlerinin çözümünü geciktirebileceği görülüyor; bu durum, küresel düzeyde koordinasyonun önemini bir kez daha hatırlatıyor.