Trump yönetimi, sağlık programı Medicaid kapsamında Kaliforniya ve Minnesota eyaletlerine yapılması planlanan 1 milyar doları aşan ödemeleri, dolandırıcılık endişeleri nedeniyle dondurduğunu açıkladı. Yetkililer, kararın iki eyaletin Demokrat valileri Gavin Newsom ve Tim Walz'ın yönetimlerindeki usulsüzlük iddialarına dayandığını belirtti. Bu, Beyaz Saray'ın seçim öncesinde eyalet yönetimlerine yönelik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Salı günü yapılan duyuru, Trump yönetiminin söz konusu iki eyalete yönelik ikinci kez hedef alması anlamına geliyor. Daha önce de federal fonların kullanımına ilişkin soruşturmalar başlatılmıştı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Medicaid programında ciddi usulsüzlük ve mali kayıp riski tespit edilmiştir. Bu nedenle ödemeler, gerekli incelemeler tamamlanana kadar askıya alınmıştır" ifadelerine yer verildi. Kaliforniya Sağlık Hizmetleri Departmanı ise kararı "siyasi amaçlı" olarak nitelendirerek yasal yollara başvuracağını duyurdu. Minnesota Valisi Tim Walz da yaptığı açıklamada, "Bu, halkımızın sağlığını rehin alan bir hamledir" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, özellikle 2024 başkanlık seçimleri öncesinde federal hükümet ile eyaletler arasındaki gerilimin boyutlarını gösteriyor. Medyaid, düşük gelirli bireylere sağlık sigortası sağlayan federal-eyalet ortak bir program. Trump yönetiminin bu hamlesi, sağlık politikalarının sık sık siyasi bir araç haline geldiği ABD'de yeni bir tartışma başlattı. Uzmanlar, dondurulan fonların eyaletlerin sağlık hizmetleri bütçelerinde ciddi aksamalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kaliforniya'nın 39 milyon, Minnesota'nın ise 5,7 milyon nüfusu göz önüne alındığında, özellikle salgın sonrası dönemde sağlık hizmetlerine erişimde zorluklar yaşanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'de federal hükümet ile eyaletler arasındaki yetki mücadelesinin bir yansımasıdır. Türkiye, ABD'nin iç siyasi dinamiklerinin sağlık ve sosyal politikalar üzerindeki etkilerini yakından izlemelidir. Zira benzer merkez-yerel çekişmeleri, küresel sağlık diplomasisi ve uluslararası işbirliklerinde yansımalar doğurabilir. Ayrıca, Türkiye'nin sağlık alanında attığı adımlar ve özellikle pandemi yönetimi gibi konularda ABD'deki değişiklikler, Türkiye'nin sağlık politikaları ve uluslararası sağlık fonlarına erişimi açısından bir örnek teşkil edebilir.