ABD'de Trump yönetimi, Biden döneminde kayıp olarak rapor edilen yaklaşık 146 bin göçmen çocuğun bulunduğunu duyurdu. İç Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, bu çocukların çoğunun aileleri veya yasal vasileriyle birlikte olduğunu, bir kısmının ise federal gözetim altında bulunduğunu belirtti. Senatör Markwayne Mullin, yaptığı açıklamada önceki yönetimin "450 bin çocuğun ülke genelinde kaybolmasına izin verdiğini" söyleyerek konuyu sert bir dille eleştirdi.
Gelişmenin arka planı
Göçmen çocukların kaybolması sorunu, özellikle 2021'den bu yana ABD-Meksika sınırında yaşanan düzensiz göç akınıyla birlikte büyüdü. Biden yönetimi döneminde, sınırı geçen refakatsiz çocukların sayısı rekor seviyelere ulaştı. Bu çocuklar, önce Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'na (HHS) bağlı tesislere yerleştiriliyor, ardından sponsor aileler veya akrabalar yanına gönderiliyordu. Ancak takip mekanizmalarındaki eksiklikler nedeniyle binlerce çocuğun adresi ve durumu belirlenemez hale geldi.
Trump yönetimi, bu sorunu seçim kampanyasının merkezine koymuştu. Başkan Donald Trump, göreve gelir gelmez HHS'ye çocukların akıbetinin araştırılması talimatı verdi. Yapılan çalışmalarda, kayıp olduğu düşünülen 146 bin çocuğa ulaşıldığı, ancak kalan 300 bin kadar vakada hala bilgi eksikliği olduğu ifade ediliyor. Mullin, bu durumun "ulusal bir utanç" olduğunu söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki göçmen çocuk krizi, sadece ülke içi bir mesele değil; aynı zamanda Orta Amerika ülkeleri, Meksika ve uluslararası insan hakları örgütlerinin de gündeminde. Çocukların büyük çoğunluğu Guatemala, Honduras ve El Salvador'dan geliyor. Bu ülkelerdeki yoksulluk, şiddet ve siyasi istikrarsızlık, aileleri çocuklarını tek başına ABD'ye göndermeye itiyor. Kayıp çocukların bulunamaması, insan kaçakçılığı ve çocuk işçiliği gibi riskleri artırıyor. Uluslararası kuruluşlar, ABD'yi çocuk koruma mekanizmalarını güçlendirmeye çağırıyor. Trump yönetiminin bu konudaki adımları, sınır politikalarının insani boyutuna dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki göçmen çocuk krizi, Türkiye'nin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere kitlesel göç dalgalarıyla mücadele ederken, refakatsiz çocukların korunması konusunda da hassasiyet gösteriyor. ABD'deki bu gelişme, uluslararası göç yönetiminde çocukların takibinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin bu alandaki uygulamaları, AB ile yürütülen göç anlaşmaları ve insani yardım politikaları açısından önem taşıyor. Ayrıca, ABD'deki siyasi tartışmaların, küresel göç politikalarına etkisi, Türkiye'nin de dış politika stratejilerinde dikkate alması gereken bir unsur.