ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, sığınma başvurusunda bulunan veya bu başvuruyu yapmayı planlayan yaklaşık 200 bin yabancının iş ve turizm vizesini iptal etmeye hazırlanıyor. Associated Press'in (AP) pazartesi günü aktardığına göre, bu hamle, ülke tarihindeki en büyük toplu vize iptali olacak. Dışişleri Bakanlığı'nın, sığınma talebinde bulunan kişilerin mevcut vize statülerini sürekli olarak gözden geçirip iptal edeceği belirtiliyor. Kararın, göçmen karşıtı politikalarını sertleştiren Trump yönetiminin seçim vaatleri doğrultusunda atılan en kapsamlı adımlardan biri olduğu ifade ediliyor.
Vize iptallerinin kapsamı ve etkileri
AP'nin haberine göre, Dışişleri Bakanlığı, sığınma başvurusu yapan ya da sığınma sürecinde olan kişilerin vize dosyalarını inceleyerek, 'kamu güvenliğini tehdit ettiği' veya 'yanıltıcı bilgi verdiği' tespit edilenlere yönelik iptal kararlarını uygulamaya koyacak. Bu kapsamda, B1 (iş) ve B2 (turizm) vize türleri hedefleniyor. Ancak uzmanlar, bu uygulamanın, hukuki süreçte sığınma talebi henüz sonuçlanmamış kişilerin mağduriyetine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Göç politikaları üzerine çalışan Washington merkezli düşünce kuruluşu Migration Policy Institute (MPI) verilerine göre, ABD'de halihazırda sığınma başvurusu bekleyen yüz binlerce kişi bulunuyor. Bu kişilerin çoğu, Orta Amerika, Haiti ve çeşitli Afrika ülkelerinden geliyor. Vize iptalleri, hali hazırda ABD'de bulunan ve çalışma iznine sahip olan göçmenlerin statülerini de tehlikeye atacak. Özellikle, vize iptaliyle birlikte kişilerin sığınma başvurularının geçersiz sayılıp sayılmayacağı belirsizliğini koruyor.
Hukuki tartışmalar ve yönetimin amacı
Bu hamlenin yasal dayanağı, 1952 Göç ve Vatandaşlık Yasası'nın 221. bölümüne dayandırılıyor. Bu madde, vize verilmesinin ulusal güvenlik açısından risk oluşturabileceği durumlarda iptal yetkisi tanıyor. Ancak uzmanlar, sığınma başvurusunda bulunmanın tek başına risk oluşturmadığını ve bu nedenle geniş çaplı iptallerin ayrımcı ve keyfi bulunabileceğini belirtiyor. Göçmen hakları örgütleri, kararın mahkemede engellenmesi için dava açmaya hazırlanıyor.
Trump yönetimi ise bu adımı, 'sığınma sisteminin istismarını önleme' ve 'ekonomik göçmenleri caydırma' çerçevesinde savunuyor. Yönetim, son iki yılda sınır geçişlerini engellemek için 'Aileleri Ayırma' politikası ve 'Güvenli Üçüncü Ülke' anlaşmaları gibi sert önlemler almıştı. Bu yeni uygulamayla birlikte, sığınma taleplerinin yalnızca sınırda değil, içeride de baskı altına alınması hedefleniyor. Uygulamanın, seçim öncesi göçmen karşıtı tabana verilen bir mesaj olarak da değerlendiriliyor.
Küresel etkileri ve diplomasi
Vize iptalleri, ABD'nin dünya genelindeki diplomatik ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle, vize iptallerine maruz kalan ülkelerdeki kamuoyunda ABD karşıtlığı artabilir. Ayrıca, uluslararası öğrenci ve iş insanlarının ABD'ye seyahatleri üzerinde soğutucu etki yaratması olasıdır. Pek çok ülke, vatandaşlarının vize statüleri hakkında bilgi almak için Dışişleri Bakanlığı'na başvuracaktır.
Uygulamanın bir diğer boyutu ise, sığınma başvurusu sürecindeki kişilerin çalışma izinlerini kaybetmesiyle birlikte iş gücü piyasasında yaşanacak dalgalanmalar. Özellikle tarım ve hizmet sektörlerinde çalışan göçmenlerin bu durumdan etkilenmesi bekleniyor. Ekonomistler, bu durumun ABD'deki işgücü açığını daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk vatandaşlarını doğrudan etkilemese de, ABD'nin göç ve vize politikalarındaki bu sert dönüşüm, Türkiye-ABD ilişkilerinde hassas bir denge unsuru oluşturuyor. Türkiye, halihazırda Avrupa'ya geçmeye çalışan göçmenlerle mücadele ederken, ABD'nin bu adımı, göçmen akınlarını yönlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların üçüncü ülkelere yerleştirilmesi süreci, ABD'nin sığınma politikalarındaki sertleşmeden olumsuz etkilenebilir. Türk Dışişleri Bakanlığı'nın, vize iptallerinden etkilenen NATO müttefiki vatandaşların mağduriyet yaşamaması için diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir. Bu durum, aynı zamanda ABD'ye yönelik Türk kamuoyundaki güvenin daha da azalmasına yol açabilir.