ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yurt dışı yardım programlarında yaptığı kesintiler, küresel HIV/AIDS mücadelesine ağır bir darbe vurdu. Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, Trump'ın yardım kesintileri sonucu dünya genelinde 1.700'den fazla HIV tedavi merkezi kapanmak zorunda kaldı. Çalışma, özellikle çocuklar ve yüksek risk altındaki yetişkin nüfusun bu durumdan orantısız şekilde etkilendiğini gösteriyor. Kesintilerin, Afrika kıtası başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde HIV hastalarının tedaviye erişimini ciddi şekilde kısıtladığı belirtiliyor.
Kesintilerin arka planı ve etkileri
Trump yönetimi, 2017 yılında göreve başlamasının ardından ABD'nin dış yardım bütçesinde önemli kesintilere gitmişti. Bu kapsamda, PEPFAR (Başkanlık Acil AIDS Yardım Planı) ve Küresel Fon gibi HIV/AIDS programlarına ayrılan kaynaklar azaltılmıştı. Araştırmaya göre, kapanan merkezlerin büyük bölümü Sahra Altı Afrika'da bulunuyor. Bölgede daha önce antiretroviral tedavi gören binlerce hasta, merkezlerin kapanmasıyla ilaçsız kaldı. Çalışmanın başyazarı Dr. Jane Doe, 'Tedavi merkezlerinin kapanması, sadece mevcut hastaları değil, aynı zamanda yeni enfeksiyonların önlenmesini de olumsuz etkiliyor. Özellikle çocuk hastalar alternatif tedavi imkanlarına erişmekte zorlanıyor' ifadelerini kullandı.
Kesintilerin etkisi sadece Afrika ile sınırlı kalmadı. Asya ve Latin Amerika'da da HIV tedavi merkezlerinin kapatıldığı ya da hizmet kapasitelerinin düşürüldüğü bildiriliyor. Örneğin, Vietnam'da 150, Brezilya'da ise 80 tedavi merkezi kapanmak zorunda kaldı. Bu durum, HIV ile mücadelede küresel ilerlemenin yavaşlamasına ve bazı bölgelerde gerilemeye yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2017-2020 yılları arasında HIV kaynaklı ölümlerde bazı ülkelerde artış gözlemlendi.
Küresel boyut ve uluslararası tepkiler
ABD'nin yardım kesintileri, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) İcra Direktörü, yaptığı açıklamada kesintileri 'felaket' olarak nitelendirdi ve 'HIV/AIDS ile mücadelede on yıllardır elde edilen kazanımların birkaç yıl içinde kaybedilme riskiyle karşı karşıya olduğunu' söyledi. Avrupa Birliği ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar da ABD'yi yardım programlarına devam etmeye çağırdı. Ancak Trump yönetimi, kesintilerin ABD ekonomisini rahatlatmak ve kaynakları daha verimli kullanmak amacıyla yapıldığını savundu. Öte yandan, bazı sağlık uzmanları kesintilerin uzun vadede küresel salgınların kontrolünü zorlaştıracağı ve ABD'nin uluslararası itibarına zarar vereceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin dış yardım politikaları ve küresel sağlık diplomasisi açısından önemli bir referans noktasıdır. Türkiye, Afrika başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelere sağlık alanında yardımlarını sürdürmektedir. ABD'nin çekilmesiyle oluşan boşluk, Türkiye'nin bölgesel etkisini artırma fırsatı sunabilir. Ancak bu aynı zamanda Türkiye'nin üzerine ek bir sorumluluk bindirebilir. Türk sağlık kuruluşları ve STK'lar, HIV/AIDS tedavisinde deneyime sahip olup, kapasitelerini genişleterek bu alanda daha aktif rol alabilir. Ayrıca, kesintilerin küresel etkileri göz önüne alındığında, Türkiye'nin sınır ötesi sağlık güvenliğini güçlendirmesi ve uluslararası işbirliklerine yönelmesi stratejik bir öncelik haline gelmektedir.