ABD Başkanı Donald Trump, 3 Haziran 2026 tarihinde yapay zeka ve siber güvenlik alanında yeni bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, "Gelişmiş Yapay Zeka İnovasyonu ve Güvenliğinin Teşvik Edilmesi" başlıklı kararname, bir önceki dönemde yayımlanan kapsamlı yapay zeka düzenlemelerini daraltıyor ve yalnızca ulusal güvenlikle ilgili hususlara odaklanıyor. Bu adım, Trump yönetiminin yapay zeka politikalarını yeniden şekillendirme çabası olarak değerlendiriliyor.
Kararnamenin Kapsamı ve Öne Çıkan Maddeler
Yeni kararname, 2023 yılında imzalanan ve yapay zeka sistemlerinin etik kullanımını, şeffaflığını ve her alanda düzenlenmesini öngören geniş kapsamlı kararnamenin aksine, yalnızca savunma ve siber güvenlik alanlarına yönelik düzenlemeler içeriyor. Kararla birlikte federal kurumların, yapay zeka sistemlerinin ulusal güvenlik risklerini değerlendirmesi ve bu sistemlerin kritik altyapıya entegrasyonu için standartlar belirlemesi hedefleniyor. Özellikle enerji şebekeleri, finansal sistemler ve savunma ağları gibi kritik sektörlerde yapay zeka kullanımına yönelik denetim mekanizmaları güçlendirilecek. Ayrıca, yapay zeka geliştiricilerine yönelik gönüllü güvenlik testleri ve raporlama yükümlülükleri de getiriliyor.
Kararnamede, yapay zekanın kötüye kullanımına karşı alınacak önlemler arasında, büyük dil modelleri üzerinde yapılacak biyogüvenlik ve siber güvenlik değerlendirmeleri de yer alıyor. Trump yönetimi, özellikle ABD'ye yönelik yabancı aktörlerin yapay zeka tehditlerine karşı daha proaktif bir yaklaşım benimseyeceklerini belirtiyor. Bu çerçevede, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı'na yapay zeka kaynaklı siber saldırılarla mücadele için ek yetkiler verildiği bildiriliyor.
Kararname aynı zamanda, yapay zeka modellerinin eğitiminde kullanılan veri kümelerinin güvenliğine yönelik düzenlemeler de içeriyor. Federal kurumlar, yapay zeka sistemlerine entegre edilen verilerin manipülasyonunu önlemek amacıyla yeni protokoller geliştirecek. Beyaz Saray yetkilileri, bu düzenlemenin ABD'nin yapay zeka alanındaki rekabet gücünü korurken güvenlik risklerini en aza indirmeyi amaçladığını ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD'nin Yapay Zeka Politikasında Dönüşüm
Trump'ın yeni kararnamesi, ABD'nin yapay zeka politikasında önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Bir önceki dönemde imzalanan kapsamlı kararname, yapay zekanın sivil kullanımından eğitime, sağlıktan istihdama kadar birçok alanda düzenlemeler getirmişti. Yeni düzenleme ise, yapay zekanın yalnızca güvenlik boyutuna odaklanarak bu alandaki inovasyonu serbest bırakmayı ve bürokratik engelleri azaltmayı hedefliyor. Bu değişim, ABD'li teknoloji şirketleri tarafından olumlu karşılanırken, sivil toplum kuruluşları yapay zekanın etik kullanımına yönelik denetimlerin zayıflamasından endişe duyuyor.
Küresel ölçekte ABD'nin bu adımı, Çin ve Avrupa Birliği ile olan yapay zeka rekabetinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Çin, yapay zeka alanında devlet destekli bir strateji izlerken, AB ise yapay zeka yasası (AI Act) ile kapsamlı bir düzenleyici çerçeve oluşturmayı hedefliyor. ABD'nin ise bu iki model arasında bir orta yol bulmaya çalıştığı görülüyor. Uzmanlar, Trump yönetiminin güvenlik odaklı bu yaklaşımının, ABD'nin yapay zeka inovasyonunda liderliğini sürdürmesine yardımcı olabileceğini ancak uluslararası işbirliği ve ortak normlar oluşturulmasını zorlaştırabileceğini belirtiyor. Ayrıca, kararnamenin yabancı yapay zeka yatırımlarını daha sıkı denetime tabi tutması, özellikle ABD-Çin teknoloji savaşında yeni bir cephe açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yapay zeka güvenliğine yönelik bu yeni kararnamesi, Türkiye açısından hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Türkiye, son yıllarda yapay zeka alanında önemli atılımlar yaparken, ABD pazarına entegre olmak isteyen Türk teknoloji şirketleri, yeni düzenlemeler nedeniyle daha sıkı güvenlik denetimleriyle karşılaşabilir. Öte yandan, kararnamenin yalnızca güvenlik odaklı olması, sivil yapay zeka uygulamalarının ABD pazarına girişini kolaylaştırabilir. Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ABD ile siber güvenlik ve savunma alanındaki işbirliği de bu kararname ile yeni bir boyut kazanabilir; ancak yakın dönemde yaşanan F-35 krizi gibi gerginlikler, teknoloji alanındaki güven inşasını zorlaştırmaktadır.