ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka (AI) geliştiricilerinin en gelişmiş modellerini kamuya açıklamadan önce federal hükümetle paylaşmasını zorunlu kılan bir başkanlık kararnamesini 23 Şubat 2025'te imzaladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, düzenleme ulusal güvenlik ve kamu güvenliğini sağlamak amacıyla yürürlüğe kondu. Kararname, özellikle büyük dil modelleri ve çok amaçlı yapay zeka sistemleri geliştiren şirketleri kapsıyor. Bu şirketler, eğitim sürecindeki modellerini ve güvenlik test sonuçlarını İç Güvenlik Bakanlığı'na (DHS) raporlamakla yükümlü olacak. Trump yönetimi, bu adımla yapay zekanın potansiyel risklerine karşı proaktif bir yaklaşım benimsediğini vurguladı.
Kararnamenin ayrıntıları ve sektörün tepkisi
Kararnameye göre, yapay zeka geliştiricileri, modellerinin yeteneklerini, eğitim veri setlerini ve olası risk değerlendirmelerini içeren kapsamlı bir raporu federal hükümete sunmakla yükümlü olacak. Bu raporlar, DHS bünyesinde oluşturulacak yeni bir Yapay Zeka Güvenliği Merkezi tarafından incelenecek. Ayrıca, geliştiricilerin modellerini kamuya sunmadan önce en az 30 günlük bir inceleme sürecinden geçmesi gerekiyor. Trump, imza töreninde yaptığı konuşmada, "Yapay zeka çağını güvenle yönetmek zorundayız. Bu kararname, Amerikan halkını korurken inovasyonu da teşvik edecek" ifadelerini kullandı. Silikon Vadisi'nden gelen ilk tepkilerde, bazı büyük teknoloji şirketleri düzenlemenin yenilikçiliği yavaşlatabileceği endişesini dile getirdi. Ancak OpenAI ve Google gibi devler, güvenlik önlemlerini desteklediklerini ancak uygulamanın pratikteki ayrıntılarının netleşmesi gerektiğini belirtti.
Küresel boyut ve ABD'nin liderlik pozisyonu
Bu kararname, ABD'nin yapay zeka düzenlemeleri konusunda daha önceki laissez-faire (serbest piyasa) yaklaşımından önemli bir sapma olarak değerlendiriliyor. Trump yönetiminin bu hamlesi, Avrupa Birliği'nin 2024'te yürürlüğe giren Yapay Zeka Yasası'na (AI Act) benzer şekilde, risk temelli bir düzenleme modeline yöneldiğini gösteriyor. Ancak ABD'nin düzenlemesi, özel sektörle daha yakın işbirliğini teşvik eden ve şeffaflığı artırmayı hedefleyen bir yapıya sahip. Çin, kendi yapay zeka ekosistemini hızla geliştirirken, ABD'nin bu adımı, küresel yapay zeka liderliği yarışında bir güvenlik ve güvenlik standardı oluşturma çabası olarak yorumlanıyor. Analistler, bu düzenlemenin diğer ülkeler için de bir model oluşturabileceğini ve yapay zeka yönetişiminde yeni bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu kararnamesi, Türkiye'nin yapay zeka stratejileri için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye, 2021'de açıkladığı Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile yapay zeka alanında düzenleyici çerçevesini güçlendirmeye çalışıyor. ABD'nin risk temelli modeli, Türkiye'nin kendi düzenlemelerini şekillendirirken dikkate alabileceği bir örnek teşkil ediyor. Öte yandan, Türkiye'de faaliyet gösteren yapay zeka girişimlerinin ABD pazarına açılması durumunda, bu düzenlemelere uyum sağlaması gerekecek. Ekonomik olarak, ABD'nin güvenlik odaklı yaklaşımı, Türkiye'deki teknoloji ihracatını etkileyebilir. Güvenlik boyutu ise, yapay zeka sistemlerinin siber savunma ve terörle mücadele gibi alanlarda kullanımının artmasıyla Türkiye'nin ulusal güvenlik stratejilerine entegrasyonu konusunda farkındalık yaratıyor.