Washington — Trump yönetimi, Pazartesi günü otomobil üreticilerine benzinli binek araçlar ve hafif kamyonlardan kaynaklanan kirliliği kontrol etme yükümlülüğünü hafifleten yeni yakıt ekonomisi standartlarını yayınlamayı planlıyor. Bu hamle, ABD'de benzin fiyatlarının son aylarda hızla artması ve sürücülerin pompa başında ciddi maliyet artışlarıyla karşılaşmasıyla aynı döneme denk geliyor. Yönetim, düzenleyici yükü azaltarak otomobil fiyatlarını düşürmeyi ve sektörün daha esnek üretim yapmasını sağlamayı hedefliyor; ancak çevre kuruluşları ve bazı eyaletler kararın sera gazı emisyonlarını artıracağı ve uzun vadede yakıt tüketimini yükselteceği uyarısında bulunuyor.
Yeni Standartların Getirdiği Değişiklikler
Trump yönetiminin duyuracağı yeni kurallar, Obama döneminde yürürlüğe giren ve otomobil üreticilerinin filo ortalamasında yılda yaklaşık yüzde 5 oranında yakıt verimliliğini artırmasını zorunlu kılan düzenlemeleri önemli ölçüde gevşetiyor. Mevcut plana göre, 2026 model yılına kadar bu artış oranı yılda yüzde 1,5'e kadar düşürülecek ve üreticilere daha geniş uyum esnekliği tanınacak. Ayrıca, elektrikli araç üretimini teşvik eden kredi mekanizmalarında da değişiklik yapılması bekleniyor. Yönetim yetkilileri, bu adımın otomobil fiyatlarını ortalama 3.000 dolara kadar düşürebileceğini ve tüketicilere yıllık bazda yakıt tasarrufu sağlayacağını savunuyor. Ancak bağımsız analizler, gevşetilen standartların önümüzdeki on yılda benzin tüketimini günde yaklaşık 500.000 varil artırabileceğini ve karbondioksit emisyonlarını milyonlarca ton yükseltebileceğini gösteriyor.
Otomobil üreticileri kararı genel olarak olumlu karşıladı. Ford, General Motors ve Stellantis gibi devler, mevcut katı standartların elektrikli araç yatırımlarını zorlaştırdığını ve tüketici talebinin yavaşladığı bir dönemde maliyetleri artırdığını belirtiyor. Öte yandan, Kaliforniya ve diğer 13 eyalet, kendi daha sıkı emisyon kurallarını sürdürme niyetinde. Bu eyaletler, federal gevşetmenin anayasal yetki sınırlarını aştığını savunarak dava açmaya hazırlanıyor. Çevre Koruma Ajansı (EPA) ise yeni kuralların bilimsel verilere dayandığını ve eyaletlerin kendi düzenlemelerini yapma hakkına saygı duyduğunu açıkladı.
Benzin Fiyatları ve Ekonomik Baskılar
Kararın zamanlaması dikkat çekici: ABD'de ortalama benzin fiyatı son altı ayda yüzde 40'tan fazla artarak galon başına 4 doların üzerine çıktı. Bu artış, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası küresel petrol arzındaki belirsizlikler, OPEC+ üretim kısıtlamaları ve rafineri kapasitesindeki yetersizliklerden kaynaklanıyor. Yüksek benzin fiyatları, enflasyonun ana kalemlerinden biri haline gelmiş durumda ve Biden yönetiminin stratejik petrol rezervlerini serbest bırakma kararına rağmen fiyatlar gerilemiyor. Trump, seçim kampanyasında "pompa fiyatlarını düşüreceğim" vaadiyle öne çıkarken, şimdi attığı bu adımın kısa vadede fiyatları düşürmesi beklenmiyor; çünkü yakıt ekonomisi standartları yeni araçların yakıt tüketimini etkiliyor ve mevcut filo üzerinde anında etki yaratmıyor. Dolayısıyla karar, daha çok uzun vadeli bir deregülasyon hamlesi olarak görülüyor.
Ekonomistler, gevşetilen standartların otomobil fiyatlarını düşürerek tüketici talebini canlandırabileceğini, ancak bunun petrol talebini artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini belirtiyor. Ayrıca, ABD'nin Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi ve çevre düzenlemelerini geri alması, küresel iklim diplomasisinde gerilimi artırıyor. Avrupa Birliği ve Çin, elektrikli araçlara yönelik yatırımlarını hızlandırırken, ABD'nin bu alanda geri adım atması, uzun vadede rekabet gücünü zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yakıt verimliliği standartlarını gevşetmesi, küresel petrol talebini artırarak fiyatları yukarı çekebilir. Türkiye, enerji ihtiyacının neredeyse tamamını ithal ettiği için artan petrol fiyatları cari açığı ve enflasyonu doğrudan olumsuz etkiler. Ayrıca, Türkiye'nin otomotiv ihracatı ABD pazarına yönelik olmasa da, küresel tedarik zincirlerinde yaşanacak dalgalanmalar ve AB'nin olası tepkisi dolaylı yansıyabilir. Türkiye, kendi elektrikli araç hamlesi Togg ile yeşil dönüşümü yakalamaya çalışırken, ABD'nin deregülasyonu küresel iklim hedeflerini zayıflatıp Türkiye'nin yeşil mutabakat uyumunu zorlaştırabilir. Sonuç olarak, karar Türkiye'nin enerji faturasını ve dış ticaret dengesini risklere açık hale getiriyor.