ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü imzaladığı yeni bir başkanlık kararnamesiyle, ülkeye doğum yapmak amacıyla gelen hamile ziyaretçilere yönelik kısıtlamalar getirerek, Anayasa'nın doğumla vatandaşlık hakkını tanıyan hükmünü dolaylı yoldan sınırlandırmaya çalıştı. Trump'ın 'doğum turizmi' olarak adlandırdığı uygulamaya son vermeyi hedefleyen kararname, ABD'de doğan her çocuğun otomatik olarak vatandaşlık kazanmasını öngören 14. Anayasa Değişikliği'ne rağmen, bu hakkı yalnızca vizesiz veya geçici vizeyle ülkeye giren hamile kadınlar için kısıtlıyor. Ancak hukukçular, bu girişimin Anayasa'ya aykırı olduğunu ve Yüksek Mahkeme'nin daha önce bu konudaki emsal kararlarını hatırlatarak, uygulamanın yargıdan dönebileceğini belirtiyor.
Kararnamenin kapsamı ve hukuki tartışmalar
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, yeni kararname, Amerika Birleşik Devletleri'ne seyahat eden hamile kadınların, 'doğum turizmi' amacıyla vize almalarını engellemeyi ve mevcut vize sahiplerinin bu amaçla ülkeye girişini yasaklamayı öngörüyor. Kararname, 'doğum turizmi'ni ulusal güvenlik ve kamu düzeni açısından bir tehdit olarak nitelendirirken, bu şekilde doğan çocukların otomatik vatandaşlık kazanmasının Amerikan vatandaşlık sistemini istismar ettiğini savunuyor. Trump, imza töreninde yaptığı açıklamada, 'Bu uygulamaya son veriyoruz. ABD vatandaşlığı pazarlık konusu değildir.' ifadelerini kullandı.
Kararname, özellikle Çin, Rusya, Nijerya ve bazı Latin Amerika ülkelerinden gelen hamile kadınları hedef alıyor; bu ülkelerde 'doğum turizmi' acenteleri, ABD'de doğum yapacak kadınlara yönelik paketler sunuyor. Ancak göçmen hakları savunucuları, bu uygulamanın ayrımcı olduğunu ve Anayasa'nın açık hükmüne aykırı olduğunu belirterek, kararnamenin derhal dava edilmesi bekleniyor.
Yüksek Mahkeme, geçtiğimiz aylarda benzer bir davada, doğumla vatandaşlık hakkının Anayasa'nın açık hükmü olduğunu ve başkanın bu hakkı tek başına ortadan kaldıramayacağına hükmetmişti. Trump'ın bu yeni kararnamesinin de aynı gerekçelerle iptal edilmesi beklenirken, hükümet yetkilileri, kararnamenin öncelikle vize politikalarını etkileyeceğini ve doğum turizmi nedeniyle oluşan mali yükü azaltacağını savunuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu girişim, ABD'nin göçmenlik politikalarında son yıllarda yapılan en kapsamlı değişikliklerden biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle Asya ve Afrika ülkelerinden ABD'ye doğum turizmi amacıyla gelen kadınların sayısındaki artış, Amerikan hastanelerinde doğum hizmetlerinin maliyetini yükseltmiş ve sosyal güvenlik sistemine yük bindirdiği eleştirilerine yol açmıştı. Trump'ın kararnamesi, seçim döneminde verdiği 'sınırları kapatma' sözünü hatırlatırken, göçmen karşıtı söylemlerini de pekiştiriyor.
Uluslararası hukuk açısından, doğumla vatandaşlık hakkı birçok ülkede farklı şekilde düzenleniyor; ancak ABD, bu hakkı Anayasa ile güvence altına alan birkaç ülkeden biri. Trump'ın bu kararnamesi, uluslararası toplumda da tartışma yarattı; bazı ülkeler, ABD'nin vatandaşlık politikalarındaki bu değişikliğin, küresel göç hareketlerini etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle Kanada ve Meksika sınırında, doğum turizmi vakalarının artması beklenirken, bu durumun bölgesel güvenlik dinamiklerini de değiştirebileceği öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilemekten ziyade, küresel göç politikaları ve ABD'nin dış politika yaklaşımı açısından önem taşıyor. Türkiye, göçmen ve mülteci konularında uluslararası işbirliğine önem veren bir ülke olarak, ABD'nin tek taraflı kararlarının uluslararası hukuk ve insan hakları üzerindeki etkilerini yakından izlemektedir. Öte yandan, ABD'nin vize kısıtlamalarının, Türkiye'den ABD'ye giden hamile kadınları da etkileyebileceği ve bu durumun Türk vatandaşlarının seyahat özgürlüğünü kısıtlayabileceği değerlendiriliyor. Türkiye'nin bu konuda ABD ile diplomatik temaslarda bulunması ve vatandaşlarının haklarını korumaya çalışması beklenmektedir.