ABD Başkanı Donald Trump, 2020 seçim kampanyasında imalat işlerini geri getirme sözü verdi. Ancak görev süresi boyunca imalat istihdamındaki dalgalanmalar, pandemi ve otomasyon gibi faktörler bu vaadin ne kadar gerçekçi olduğunu tartışmaya açtı. Ülke genelinde fabrika işleri sayısı, 2010'ların sonundaki seviyelere tam olarak dönmedi. Peki, Trump döneminde imalat sektöründe gözle görülür bir canlanma oldu mu? Yoksa bu, siyasi bir söylemden mi ibaret?
Trump Döneminde İmalat İstihdamı: Sayılar Ne Söylüyor?
Trump göreve geldiğinde, 2017 Ocak ayında ABD'de imalat istihdamı yaklaşık 12.3 milyondu. Pandemi öncesi 2019 sonunda bu sayı 12.8 milyona yükseldi; yani yaklaşık 500 bin net artış sağlandı. Ancak bu artış, 2008 krizinden sonraki toparlanma eğiliminin bir devamıydı. Nitekim Obama döneminde de imalat işleri istikrarlı şekilde artmıştı. Trump'ın vergi indirimleri ve deregülasyon politikaları bu trendi bir miktar hızlandırdıysa da, büyük ölçüde küresel ekonomik koşullar belirleyici oldu.
2020'de COVID-19 salgını imalat sektörünü sert vurdu. İlk dalgada fabrikalar kapanınca milyonlarca iş kayboldu. Ancak hükümetin teşvik paketleri ve talep patlaması sayesinde sektör hızla toparlandı. 2021'e gelindiğinde imalat istihdamı yeniden 12.7 milyona çıktı. Yine de bu toparlanma Trump'ın politikalarından çok, pandemi sonrası küresel arz zinciri krizleri ve tüketici talebindeki artıştan kaynaklandı.
Küresel Boyut: Ticaret Savaşları ve Yeniden Yerelleşme
Trump'ın Çin'e karşı başlattığı ticaret savaşı, bazı şirketleri üretimlerini ABD'ye veya yakın coğrafyalara taşımaya teşvik etti. Özellikle elektronik ve otomotiv sektörlerinde kısmi bir yeniden yerelleşme (reshoring) görüldü. Ancak bu süreç yavaş işledi ve maliyetleri artırdı. Öte yandan, otomasyon ve yapay zeka gibi teknolojiler, imalat işlerinin sayısını yapısal olarak azaltıyor. Bu nedenle, hangi başkan gelirse gelsin, imalat istihdamında büyük bir patlama beklemek gerçekçi değil.
Salgın sonrası dönemde ABD'de imalat sektörü, tedarik zinciri sorunları ve işgücü sıkıntısıyla boğuşuyor. Trump'ın vaat ettiği gibi fabrika işlerinde büyük bir artış olmadı; ancak sektördeki yatırımlar ve kapasite kullanımı bir miktar arttı. Yine de bu gelişmeler, Trump'ın kişisel çabalarından çok, pandemi sonrası küresel ekonomik konjonktürün bir sonucu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki imalat sektöründeki dalgalanmalar, Türkiye'yi dolaylı yoldan etkiliyor. Türkiye, ABD'nin ticaret savaşları ve yeniden yerelleşme politikaları nedeniyle bazı sektörlerde (örneğin otomotiv yan sanayi, tekstil) ihracat fırsatları yakalayabilir. Öte yandan, ABD'de imalatın canlanması, küresel emtia fiyatlarını ve dolar kurunu etkileyerek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini değiştirebilir. Ayrıca, ABD'nin Çin'e karşı tutumu, Türkiye'nin Asya ile ticaretinde denge unsuru olma potansiyelini artırıyor. Ancak Trump'ın öngörülemez politikaları, Türk ihracatçıları için riskleri de beraberinde getiriyor. Kısacası, ABD'deki üretim trendleri, Türkiye'nin dış ticaret stratejisini yakından ilgilendiriyor.