ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ülkedeki uluslararası öğrencilere yönelik çalışma izinlerine yüksek miktarda ücret getirmeyi planlıyor. Öneriye göre, F-1 vizesiyle eğitim gören öğrenciler, mezuniyet sonrası iş deneyimi sağlayan İsteğe Bağlı Uygulamalı Eğitim (OPT) programına katılabilmek için 70 bin dolar ödemek zorunda kalacak. Ek iş eğitimi için ise 30 bin dolar ek ücret talep edilecek. Bu plan, ABD'ye yıllık milyarlarca dolar getiren uluslararası öğrenci akışını ciddi şekilde etkileyebilir.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetiminin göçmenlik politikaları, göreve geldiği ilk günden bu yana sıkılaştırıcı adımlarla şekilleniyor. 2017'de yürürlüğe giren ve altı Müslüman çoğunluklu ülkeye vize kısıtlaması getiren kararname, ardından H-1B vize başvurularında artırılan denetimler ve yeşil kart süreçlerinde yapılan değişiklikler, uluslararası öğrencileri de doğrudan etkiledi. Özellikle OPT programı, son yıllarda Amerikan teknoloji şirketlerinin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada kritik bir köprü işlevi görüyordu. Ancak yönetim, bu programın kötüye kullanıldığını ve ABD'li işçilerin önünü kestiğini savunuyor. Yeni ücretlendirme planı, bu tartışmanın son halkası olarak değerlendiriliyor.
OPT, F-1 vizesi sahibi öğrencilere mezuniyet sonrası 12 aya kadar, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında ise 36 aya kadar çalışma hakkı tanıyor. Bu süre zarfında öğrenciler, genellikle teknoloji, finans ve mühendislik sektörlerinde staj veya tam zamanlı iş bulabiliyor. Önerilen 70 bin dolarlık ücret, ortalama bir OPT katılımcısının yıllık kazancının önemli bir kısmını oluşturuyor. Örneğin, yazılım mühendisliğinde yeni mezun maaşları yıllık 80-100 bin dolar arasında değişirken, bu ücret neredeyse bir yıllık gelire denk geliyor.
Planın yasalaşması için Kongre onayı gerekip gerekmediği belirsiz. Ancak yönetim, idari düzenleme yoluyla hayata geçirebileceği sinyalini verdi. Göçmenlik avukatları ve üniversite yönetimleri, böyle bir adımın hukuki itirazlarla karşılaşacağını ve idari mahkemelere taşınacağını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD, dünyanın en fazla uluslararası öğrenci çeken ülkesi konumunda. 2023-2024 akademik yılında ABD'de 1,1 milyondan fazla uluslararası öğrenci eğitim gördü ve bu öğrenciler ekonomiye 40 milyar doların üzerinde katkı sağladı. En büyük öğrenci gönderen ülkeler arasında Çin, Hindistan, Güney Kore ve Suudi Arabistan yer alıyor. Bu ülkelerden gelen öğrenciler, özellikle STEM alanlarında yoğunlaşıyor ve mezuniyet sonrası OPT ile ABD iş gücüne katılıyor.
Yeni ücretlendirme, bu akışı tersine çevirebilir. Öğrenciler, alternatif destinasyonlar olarak Kanada, Avustralya, Birleşik Krallık ve Almanya'yı tercih edebilir. Bu ülkeler, daha düşük maliyetli ve daha esnek çalışma izinleri sunuyor. Örneğin, Kanada'nın mezuniyet sonrası çalışma izni (PGWP) programı, ücret talep etmiyor ve üç yıla kadar çalışma hakkı tanıyor. Benzer şekilde, Almanya'da mezuniyet sonrası 18 aylık iş arama vizesi veriliyor.
ABD'li üniversiteler, özellikle eyalet üniversiteleri, uluslararası öğrencilerden alınan harçlarla bütçelerini dengeliyor. Öğrenci sayısındaki olası bir düşüş, bu kurumların mali yapısını sarsabilir. Ayrıca, teknoloji devleri Google, Microsoft, Amazon gibi şirketler, nitelikli yabancı iş gücüne bağımlı. OPT'tan gelen yetenekler, bu şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerinde kilit rol oynuyor. Ücretin caydırıcı olması, ABD'nin teknoloji liderliğini uzun vadede zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de eğitim gören Türk öğrenci sayısı son yıllarda 8-10 bin bandında seyrediyor. Bu öğrencilerin önemli bir kısmı mühendislik, bilgisayar bilimi ve işletme gibi alanlarda eğitim alıyor ve OPT ile ABD'de iş deneyimi kazanarak Türkiye'ye dönüşte avantaj sağlıyor. Yeni ücret, Türk öğrenciler için ciddi bir mali yük oluşturacak; ailelerin ve öğrencilerin ABD yerine Avrupa veya Kanada'yı tercih etmesine yol açabilir. Bu durum, nitelikli iş gücünün ABD'den uzaklaşmasına ve Türkiye'nin beyin göçü dinamiklerini yeniden şekillendirmesine neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile teknoloji iş birlikleri ve savunma sanayii projelerinde istihdam edilen Türk mühendisler için de dolaylı etkiler doğurabilir.