ABD Başkanı Donald Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (ICC) yönelik yaptırım kararı imzaladı. Karar, ICC'nin eski yargıcı Navi Pillay'ın Nobel Barış Ödülü'nü kazanmasından saatler sonra geldi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptığı açıklamada, Başkan Trump'ın ICC'nin Amerikalıları yargılamasına "asla izin vermeyeceğini" belirtti. Yaptırımlar, Mahkeme'nin ABD vatandaşları ve müttefikleri hakkında yürüttüğü soruşturmalara misilleme olarak değerlendiriliyor.
Yaptırım Kararının Arka Planı
Trump yönetimi, ICC'nin Afganistan ve Filistin'deki savaş suçları iddialarına ilişkin soruşturmalarını uzun süredir eleştiriyor. Özellikle 2020'de ICC savcılığının İsrail'in Filistin topraklarındaki eylemlerine dair başlattığı ön inceleme, Washington ile Mahkeme arasındaki gerilimi artırmıştı. Eski Başkan Trump, 2020'de ICC yetkililerine yönelik vize yaptırımları ve mal varlığı dondurma gibi adımlar atmıştı. Ancak bu kez yaptırımların kapsamının daha geniş olması ve doğrudan Mahkeme'nin kurumsal yapısını hedef alması bekleniyor.
Navi Pillay'ın Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesi, uluslararası adalet camiasında olumlu bir hava estirmişti. Pillay, Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargıçlık yapmış ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınmıştı. Ödülün açıklanmasından kısa süre sonra Trump'ın yaptırım kararı, ABD'nin uluslararası hukuka ve çok taraflı kurumlara karşı tutumunda keskin bir dönüşü simgeliyor.
Dışişleri Bakanı Rubio, yaptırımların gerekçesini açıklarken, "Başkan Trump, Amerikan askerlerinin ve müttefiklerinin siyasi amaçlı kovuşturmalara maruz kalmasına asla izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı. Rubio, ICC'nin "yetkisini aşarak" egemen devletlerin iç işlerine müdahale ettiğini savundu. ABD, 2002'de Roma Statüsü'nü imzalamamış ve ICC'nin yargı yetkisini tanımadığını defalarca beyan etmişti.
Uluslararası Tepkiler ve Küresel Boyut
Yaptırım kararı, Avrupa başkentlerinde ve uluslararası kuruluşlarda endişeyle karşılandı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, "ICC'nin bağımsızlığına yönelik her türlü müdahale kabul edilemez" açıklamasında bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sözcüsü ise Mahkeme'nin uluslararası barış ve adalet için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
İnsan hakları örgütleri, Trump'ın kararını "uluslararası hukuka darbe" olarak nitelendirdi. Uluslararası Af Örgütü, yaptırımların savaş suçları mağdurlarının adalete erişimini engelleyeceğini belirtti. New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü ise ABD'nin bu adımla "kendisini hesap verebilirlik mekanizmalarının dışına koyduğunu" ifade etti.
Öte yandan, yaptırım kararının pratik etkileri belirsizliğini koruyor. ICC, halihazırda 123 üye ülke tarafından tanınıyor ve ABD'nin yaptırımları Mahkeme'nin operasyonel kapasitesini zayıflatmayı amaçlıyor. Özellikle Mahkeme'ye finansal destek sağlayan ülkeler ve personel üzerindeki olası yaptırımlar, kurumun soruşturmalarını yavaşlatabilir. Ancak ICC yetkilileri, yaptırımlara rağmen görevlerini sürdüreceklerini açıkladı.
Bu gelişme, ABD'nin dış politikasında "Amerika Birinci" yaklaşımının bir yansıması olarak görülüyor. Trump yönetimi, uluslararası kurumlardan ve anlaşmalardan uzaklaşma politikasını sürdürüyor. Daha önce Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme, Dünya Sağlık Örgütü'ne fon sağlamayı kesme gibi adımlar atan yönetim, şimdi de uluslararası adalet sistemini hedef alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ICC'ye taraf olmamakla birlikte, uluslararası adalet mekanizmalarına ve insan haklarına verdiği önemle biliniyor. ABD'nin ICC'ye yaptırım uygulaması, Türkiye'nin çok taraflılık ve uluslararası hukukun üstünlüğü ilkelerine dayalı dış politikasıyla çelişiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Avrupa ve diğer müttefikleriyle ortak hareket etme imkânını artırabilir; zira birçok AB ülkesi yaptırımlara karşı çıkıyor. Ayrıca, Türkiye'nin ICC ile ilişkileri sınırlı olsa da, uluslararası adaletin zayıflaması, bölgesel istikrarı ve savaş suçları mağdurlarının hak arayışını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu tür adımlara karşı uluslararası platformlarda sesini yükselterek, çok taraflı sistemin güçlendirilmesi yönünde çağrı yapabilir.