ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna'daki savaşı sona erdirmeye yönelik barış görüşmelerini tehlikeye atmamak için Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar veya önlemler açıklamaktan kaçındığını söyledi. Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Rusya'yı aptalca bir şekilde müzakere masasından uzaklaştıracak bir adım atmak istemiyorum" dedi. Bu açıklama, ABD'nin Kiev'e askeri yardımı sürdürme ve Moskova'ya baskı yapma yönündeki geleneksel politikasından bir sapma olarak yorumlandı.
Gelişmenin arka planı: Barış görüşmelerinde son durum
Trump'ın göreve gelmesinden bu yana Ukrayna savaşını sona erdirme çabaları hız kazandı. Ancak Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı. Trump yönetimi, arabuluculuk girişimlerinde bulunurken, Moskova'ya yönelik yeni yaptırımlar konusunda isteksiz davranıyor. Geçtiğimiz haftalarda ABD'nin Rus enerji sektörüne yönelik ek yaptırımlar hazırladığı iddia edilmişti, ancak Trump bu iddiaları doğrulamadı.
Trump, "Başkan Putin ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bir anlaşma olacağına inanıyorum. Ancak bunu sabote edecek adımlardan kaçınmalıyız" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Sözcüsü ise yaptığı açıklamada, "Başkan, diplomasiye öncelik veriyor. Yaptırımların zamanlaması ve kapsamı, müzakerelerin gidişatına göre değerlendirilecek" dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitri Peskov, Trump'ın açıklamalarını "olumlu bir sinyal" olarak nitelendirdi ancak somut adım beklediklerini belirtti. Peskov, "Batı'nın yaptırım baskısı devam ediyor. Ancak diyalog kanallarının açık olması memnuniyet verici" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa'nın endişeleri
Trump'ın yaptırımları ertelemesi, Avrupa başkentlerinde rahatsızlık yarattı. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Rusya'ya yönelik baskının sürdürülmesi, Ukrayna'nın meşru müdafaa hakkı ve toprak bütünlüğü için elzemdir" açıklamasında bulundu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise müttefiklerin Ukrayna'ya desteğinin süreceğini vurguladı.
Analistler, Trump'ın seçim kampanyası sırasında verdiği "savaşı 24 saatte bitirme" vaadini hatırlatarak, yeni yaptırımlardan kaçınmasının Moskova'ya karşı bir müzakere taktiği olarak görülebileceğini belirtiyor. Ancak bazı uzmanlar, Rusya'nın askeri operasyonlarını sürdürürken yaptırım tehdidinin ortadan kalkmasının Kiev'in elini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD Kongresi'nde Cumhuriyetçi ve Demokrat bazı senatörler, Trump'ın açıklamalarına tepki gösterdi. Senatör Lindsey Graham, "Putin'e karşı yumuşaklık, daha fazla saldırganlığı teşvik eder" dedi. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Michael McCaul ise "Rusya'ya yönelik yaptırımların caydırıcılığı azaltılmamalı" çağrısı yaptı.
Öte yandan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yaptırımların ertelenmesinin "tehlikeli bir emsal" oluşturduğunu söyledi. Zelenski, "Barış istiyorsak, saldırganı cesaretlendirmemeliyiz" dedi.
Trump yönetiminin bir sonraki adımı merak konusu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Başkan'ın önümüzdeki günlerde Putin ile telefonda görüşebileceği belirtildi. Ancak kesin bir tarih verilmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında dengeli bir tutum izleyerek hem Kiev hem de Moskova ile diyalog kanallarını açık tuttu. Trump'ın yaptırımları ertelemesi, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir; zira Ankara, Rusya'ya yönelik baskının sürdürülmesinin Kiev'in masada güçlü olmasını sağlayacağını savunuyor. Öte yandan, olası bir barış anlaşması Türkiye'nin bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından kritik. Türkiye, Karadeniz'deki gerilimin azalmasını ve tahıl koridorunun yeniden işlemesini istiyor. ABD'nin tutumu, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki denge politikasını ve savunma sanayii iş birliklerini etkileyebilir. Ankara, önümüzdeki dönemde hem NATO içinde hem de Rusya ile ilişkilerinde hassas bir denge gözetmek zorunda.