ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yayınladığı bir direktifle Donanma'ya, en yeni uçak gemilerinde kullanılan elektromanyetik fırlatma sistemini (EMALS) terk ederek eski buharlı mancınık sistemine geri dönme talimatı verdi. Bu kararın, Donanma'nın en gelişmiş gemilerini yeniden yapılandırmak için milyarlarca dolara mal olması ve işletme maliyetlerini artırması bekleniyor. Pentagon yetkilileri, değişikliğin özellikle Gerald R. Ford sınıfı gemileri etkileyeceğini ve sistemin daha fazla personel gerektireceğini, bakımının ise daha zor olacağını belirtti.
Gelişmenin arka planı
ABD Donanması, 2017'de hizmete giren en yeni uçak gemisi USS Gerald R. Ford ile birlikte, geleneksel buharlı mancınık sistemlerinin yerine EMALS adı verilen elektromanyetik fırlatma sistemini kullanmaya başlamıştı. EMALS, uçakları daha hızlı ve daha az aşınmayla fırlatmayı vaat ediyordu; ancak sistem, sürekli yaşanan arızalar ve bakım zorlukları nedeniyle eleştirilere hedef olmuştu. Başkan Trump, daha önce de EMALS'a karşı çıkmış ve sistemin "karmaşık" olduğunu savunmuştu. Perşembe günkü direktif, bu yöndeki eleştirilerin resmi bir talimata dönüşmesi olarak yorumlanıyor.
Pentagon'dan üst düzey bir yetkili, değişikliğin maliyetinin 2 ila 3 milyar dolar arasında olabileceğini ve Ford sınıfı gemilerin inşaat programını geciktirebileceğini ifade etti. Ayrıca, eski buharlı mancınık sistemine dönüş, gemilerde daha fazla mürettebat gerektirecek ve operasyonel verimliliği düşürebilir. Donanma, konuyla ilgili detaylı bir maliyet analizi yapacağını ve 2026 mali yılı bütçesine bu değişikliği dahil edeceğini açıkladı.
Uzmanlar, bu kararın ABD Donanması'nın teknolojik üstünlüğünü zayıflatabileceği endişesini dile getiriyor. EMALS, geleceğin savaş uçakları için daha yüksek enerji kapasitesi sağlayacak şekilde tasarlanmıştı. Buharlı mancınıklar ise daha sınırlı bir fırlatma gücüne sahip ve bu nedenle yeni nesil jetleri tam kapasiteyle kullanamayabilir. Ancak Başkan Trump, basitliğin ve güvenilirliğin teknolojik yeniliklerden daha önemli olduğunu savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, ABD'nin askeri gücünün sembolü olan uçak gemilerinin operasyonel kabiliyetini doğrudan etkileyecek. ABD'nin Çin ve Rusya ile askeri rekabeti göz önüne alındığında, donanmanın envanterindeki bu değişiklik uluslararası güç dengelerini etkileyebilir. Özellikle Pasifik'te artan gerilimler, uçak gemilerinin performansının kritik önem taşıdığı bir dönemde bu kararın alınması dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu adımın ABD'nin deniz üstünlüğünü sürdürme kapasitesi üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceğini ve müttefiklerin güvenini sarsabileceğini belirtiyor.
Diğer ülkelerin donanmaları, özellikle Çin'in yeni uçak gemisi Fujian'da elektromanyetik fırlatma sistemine benzer teknolojiler kullanma planları, ABD'nin bu kararını daha da önemli hale getiriyor. Çin, kendi elektromanyetik sistemini geliştirirken ABD'nin geri adım atması, teknolojik liderlik yarışında bir fark yaratabilir. Ayrıca, NATO müttefikleri ve Japonya gibi ABD'nin güvenlik şemsiyesi altındaki ülkeler, bu gelişmeyi yakından izleyecek. Bu durum, ABD'nin ittifak sistemindeki güvenilirliği açısından da sorgulanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kendi uçak gemisi projeleri üzerinde çalışıyor ve savunma sanayisinde yerli sistemler geliştiriyor. ABD'nin bu kararı, uçak gemisi teknolojilerinde yaşanan dönüşüme işaret ediyor; ancak Türkiye'nin mevcut projeleri geleneksel sistemlere dayandığından, bu gelişme doğrudan bir etki yaratmayabilir. Yine de, EMALS gibi ileri teknolojilerin riskleri konusunda Türk karar alıcılar için bir ders niteliği taşıyor. Ayrıca, ABD Donanması'ndaki bu değişim, küresel askeri güç dengelerini etkileyecek; Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve bölgesel güvenlik politikaları açısından izlenmesi gereken bir gelişmedir.