ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Donanması'na uçak gemilerinde uçak fırlatmak için kullanılan elektromanyetik mancınık sistemini terk ederek yeniden buharlı mancınık sistemine dönülmesi talimatını verdi. Başkanlık imzası taşıyan bir mutabakat muhtırasında Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth'ten bu geçiş için ayrıntılı bir plan hazırlamasını istedi. Uzun süredir elektromanyetik sistemlere karşı olduğu bilinen Trump'ın bu kararı, Deniz Kuvvetleri'ndeki birçok üst düzey subayın itirazlarına rağmen alındı. Karar, Amerikan donanma tarihinde teknolojik bir geri adım olarak değerlendiriliyor ve küresel askeri denge açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Gelişmenin arka planı: Ford sınıfı gemiler ve EMALS tartışması
ABD Donanması'nın en yeni nesil uçak gemileri olan Gerald R. Ford sınıfı gemilerde, geleneksel buharlı mancınık yerine elektromanyetik uçak fırlatma sistemi (EMALS) kullanılıyor. EMALS, uçakları daha hassas ve kademeli bir şekilde hızlandırarak hem pilotlara hem de uçak gövdelerine daha az yük bindiriyor. Ancak sistem, ilk yıllarında ciddi arızalarla karşılaştı ve maliyetleri arttırdı. Trump, göreve geldiği ilk dönemden bu yana EMALS'ı gereksiz ve pahalı bulduğunu, bunun yerine 'ucuz ama etkili' buharlı sisteme dönülmesi gerektiğini sık sık dile getirmişti.
Başkanlık muhtırasında Trump, Savunma Bakanı Hegseth'ten 30 gün içinde geçiş planının detaylarını sunmasını istedi. Planın, mevcut Ford sınıfı gemilerdeki EMALS sistemlerinin sökülüp buharlı mancınıkla değiştirilmesini de kapsaması bekleniyor. Ancak bu, hem zaman hem de maliyet açısından son derece zorlu bir operasyon. Donanma mühendisleri, buharlı sistemin geri dönmesinin gemi tasarımında köklü değişiklikler gerektireceğini ve yıllar sürebileceğini belirtiyor.
Konuyla ilgili görüş bildiren bazı emekli amiraller, Trump'ın bu kararının tekno-nostaljik bir yaklaşım olduğunu ve modern hava muharebe ihtiyaçlarını karşılamada geri adım olacağını savunuyor. Öte yandan, Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi üyeler, Başkan'ın maliyet kontrolü konusundaki hassasiyetini desteklediklerini ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya-Pasifik ve güç dengesi
Bu kararın en kritik sonuçlarından biri, Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengesini etkilemesi. ABD, Çin'in askeri yükselişine karşı uçak gemilerini caydırıcılığın merkezine koyuyor. Ford sınıfı gemiler, bu stratejinin kilit unsurları arasında yer alıyor. EMALS'tan buharlı sisteme geçiş, bu gemilerin operasyonel hazırlık süreçlerini uzatabilir ve bakım maliyetlerini artırabilir. Bu da ABD Donanması'nın Pasifik'teki varlığını geçici olarak zayıflatabilir.
Uzmanlar, Çin'in kendi uçak gemisi programlarında elektromanyetik fırlatma teknolojisine yatırım yaptığı bir dönemde ABD'nin bu adımının teknolojik liderliği kaybetme riskini doğurduğuna dikkat çekiyor. Rusya ve diğer deniz güçleri de bu gelişmeyi yakından izliyor. Öte yandan, bu kararın NATO müttefikleri üzerinde de etkisi olabilir; zira birçok Avrupa ülkesi, uçak gemisi operasyonlarında ABD standartlarını referans alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savunma sanayiinde yerli ve milli projelerle deniz gücünü geliştirirken, ABD Donanması'ndaki bu teknolojik dönüşüm yakından izlenmeye değer bir gelişme. Türkiye'nin TCG Anadolu gibi LHD gemileri ve gelecekteki uçak gemisi projeleri için bu tür mancınık sistemleri kritik önem taşıyabilir. Ancak Türkiye'nin mevcut savunma iş birlikleri ve ABD ile ilişkilerindeki inişli çıkışlı seyir, bu tür teknolojilerin transferini zorlaştırabilir. Küresel güç dengesindeki değişimler, Türkiye'nin deniz stratejisini ve savunma sanayii hamlelerini etkileyebilir; bu nedenle karar, Türk askeri yetkililerince dikkatle değerlendirilmelidir.