ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, Kanada'nın reddettiği ticaret teklifinin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Lighthizer'ın açıklamaları, 21 Ağustos akşamı aniden bozulan müzakerelerin perde arkasını ortaya koydu. Bir hafta boyunca süren ve olumlu bir havada geçen görüşmelerin ardından yaşanan bu tıkanıklık, ABD ile Kanada arasındaki NAFTA yeniden müzakere sürecinde kritik bir dönüm noktası oldu.
Görüşmelerin Çöküşü ve Lighthizer'ın Açıklamaları
ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, yaptığı yazılı açıklamada, Kanada tarafına sunulan teklifin "önemli tavizler" içerdiğini ancak bu teklifin "aşırı talepler" olarak değerlendirilerek geri çevrildiğini ifade etti. Lighthizer, "Kanada'nın pazara erişim konusunda yeterli esneklik göstermemesi, müzakerelerin ilerlemesini engelledi" dedi. Açıklamada, özellikle süt ürünleri ve otomotiv sektörlerinde Kanada'nın taviz vermekten kaçındığı belirtildi.
Lighthizer, ABD'nin teklifinde, otomotiv sektöründe Kuzey Amerika'da üretim ve işçilik koşullarına ilişkin daha sıkı kurallar önerdiğini, ayrıca süt ürünleri piyasasına daha fazla erişim talep ettiğini söyledi. Kanada'nın bu teklifi reddetmesinin ardından iki ülke arasındaki müzakerelerin durma noktasına geldiğini belirten Lighthizer, "Müzakerelerde ilerleme sağlanamaması halinde ABD, gerekli adımları atmaktan çekinmeyecektir" ifadesini kullandı.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise daha önce yaptığı açıklamada, "Kanada'nın çıkarlarını korumadan hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğiz" demişti. Trudeau, NAFTA'nın güncellenmesi konusunda ABD ile yapıcı bir diyalog içinde olduklarını ancak "herkes için iyi bir anlaşma" istediklerini vurgulamıştı. Trudeau'nun bu tutumunun, müzakerelerin tıkanmasına yol açtığı yorumları yapılıyor.
Küresel Ticaret Savaşlarının Gölgesinde NAFTA Müzakereleri
ABD'nin Kanada ve Meksika ile 1994 yılında imzaladığı NAFTA, üç ülkenin toplam GSYİH'sının büyük bir bölümünü kapsıyor. Donald Trump'ın başkanlığa gelmesiyle birlikte NAFTA'nın "kötü bir anlaşma" olduğunu savunan ABD yönetimi, yeniden müzakere sürecini başlatmıştı. Özellikle ABD ile Meksika arasında bu ayın başlarında yapılan anlaşma, NAFTA'nın güncellenmesi yolunda önemli bir adım olmuştu. Ancak Kanada'nın bu sürece dahil olmaması, anlaşmanın geleceğini belirsizleştiriyor.
Küresel ticaret savaşlarının yoğunlaştığı bir dönemde NAFTA'da yaşanan bu kriz, sadece Kuzey Amerika ekonomisini değil, dünya ticaretini de etkileme potansiyeli taşıyor. ABD'nin Çin ile arasındaki ticaret savaşına ek olarak Kanada ile de anlaşma sağlayamaması, küresel piyasalarda belirsizliği artırabilir. Uzmanlar, ABD'nin ticaret politikalarındaki bu sert tutumun, küresel ticaret sistemini tehdit ettiğini savunuyor. Avrupa Birliği, Japonya ve diğer ülkeler de ABD'nin bu politikalarına karşı kendi önlemlerini almaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NAFTA müzakerelerindeki bu kriz, Türkiye'nin de benzer ticaret anlaşmazlıklarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor. ABD'nin ticaret politikalarında izlediği agresif tutum, Türkiye'nin de ABD ile olan ticari ilişkilerini etkileyebilir. Türkiye, geçmişte ABD'nin Çelik ve Alüminyum tarifeleri ve CAATSA yaptırımları dahil olmak üzere çeşitli ticari baskılarla mücadele etmişti. NAFTA'da yaşanan bu belirsizlik, küresel ticaret ortamının daha da istikrarsız hale gelmesine yol açabilir; bu durum, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için riskleri artırabilir.