ABD Başkanı Donald Trump'ın ticaret savaşını tırmandırması, Kanada'da eyalet yönetimlerini harekete geçirdi. Ontario Valisi Doug Ford, Washington'ın gümrük vergilerine karşı güçlü bir yanıt verilmesi gerektiğini savunurken, Kanada'nın elindeki en büyük kozların enerji kaynakları ve potasyum olduğunu vurguladı. Başbakan Mark Carney'in izleyeceği yol merakla beklenirken, eyalet liderleri ABD'ye yönelik ihracatın kesilmesi ya da vergilendirilmesi dahil çeşitli senaryoları masaya yatırıyor.
Ford'un Misilleme Önerisi: Enerji ve Potasyum Kozları
Ontario Valisi Doug Ford, Trump yönetiminin çelik ve alüminyuma getirdiği ek gümrük vergilerinin ardından dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın misilleme seçeneklerinin masada olduğunu söyledi. Ford, özellikle Ontario'nun ABD'nin elektrik ihtiyacına sağladığı katkıya dikkat çekerek, “ABD'nin enerji arzının güvenliği için hayati öneme sahibiz. Bu kozu kullanmaktan çekinmeyiz” dedi. Ayrıca, Ortabatı eyaletlerinin tarım sektöründe kritik öneme sahip potasyum ihracatının da güçlü bir kaldıraç olduğunu belirtti.
Ford'un bu açıklamaları, Kanada Başbakanı Mark Carney'in henüz net bir yol haritası çizmediği bir dönemde geldi. Carney, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada ABD ile müzakerelere açık olduğunu ancak ulusal çıkarların korunacağını ifade etmişti. Ancak eyalet liderleri, Ottawa'nın yavaş hareket ettiğini ve daha sert bir yanıt gerektiğini düşünüyor. Alberta Valisi Danielle Smith ise daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek doğrudan enerji kesintisine karşı çıkıyor ve müzakere masasında çözüm bulunmasını tercih ediyor.
Kanada'nın ticaret savaşında kullanabileceği araçlar arasında elektrik ihracatına vergi getirilmesi, petrol akışının yavaşlatılması ve potasyum sevkiyatlarının kısılması bulunuyor. Quebec ise alüminyum ihracatını öne çıkararak bu alanda misilleme yapılmasını öneriyor. Eyaletler arasındaki bu görüş ayrılıkları, Carney yönetiminin denge arayışını zorlaştırıyor.
ABD'nin İç Cephesi: Michigan Senatörü Ford'a Destek Verdi
Ford'un sert çıkışı, ABD'de de yankı buldu. Michigan Senatörü Gary Peters, Ontario'nun elektrik kesintisi tehdidinin ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Peters, “Michigan haneleri ve işletmeleri için bu durum gerçek bir risk oluşturuyor. Ticaret anlaşmazlıkları vatandaşlarımızın enerji faturalarına yansımamalı” dedi. Bu açıklama, ticaret savaşının ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) çerçevesindeki entegre ekonomilere verdiği zararın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Kanada'nın eyaletleri arasındaki yetki dağılımı, bu tür ticari misillemelerde önemli bir rol oynuyor. Anayasal olarak doğal kaynaklar üzerindeki yetki eyaletlere aitken, uluslararası ticaret anlaşmalarını yürütme görevi federal hükümete verilmiş durumda. Bu nedenle Carney'in, eyaletlerin taleplerini koordine ederek hem içeride hem dışarıda tutarlı bir politika izlemesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, Türkiye de bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında. Türkiye, ABD ve Kanada ile ticari ilişkilerini çeşitlendirmeye çalışırken, bu ülkeler arasındaki gerginlik Türk ihracatçıları için fırsatlar yaratabilir. Özellikle enerji ve tarım ürünlerinde alternatif pazar arayışında olan Türkiye, Kanada'nın potasyum ve enerji arzındaki olası kesintilerden etkilenmemek için tedarik zincirini gözden geçirmeli. Ayrıca, ABD'nin korumacı politikaları, Türkiye'nin ABD pazarındaki rekabet gücünü zayıflatabilir; ancak Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği ve diğer serbest ticaret anlaşmaları, bu riski dengeleyebilir.