ABD'de yapılan son kamuoyu yoklamaları, Başkan Donald Trump'a yönelik algıda keskin bir dönüşüm olduğunu ortaya koyuyor. Ankete katılan Amerikalıların çoğunluğu, Trump'ı 'tehlikeli bir diktatör' olarak nitelendirirken, bu oranın son birkaç ayda önemli ölçüde yükseldiği belirtiliyor. Söz konusu artış, Trump'ın başkanlık yetkilerini kullanma biçimi ve demokratik kurumlara yönelik söylemlerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Anket, ülke genelinde siyasi kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde, Trump imajının giderek otoriter bir lider profiline evrildiğini gösteriyor.
Anketin Detayları ve Katılımcı Profili
Anket şirketi tarafından 1-10 Nisan tarihleri arasında 1.500 kayıtlı seçmenle telefon ve çevrimiçi yöntemlerle gerçekleştirilen araştırmada, katılımcılara 'Başkan Trump'ı tehlikeli bir diktatör olarak görüyor musunuz?' sorusu yöneltildi. Yanıtlar, yüzde 58'inin 'evet' dediğini ortaya koydu. Bu oran, altı ay önce yapılan benzer bir ankette yüzde 42 seviyesindeydi. Artış özellikle bağımsız seçmenler arasında belirgin olurken, Demokrat seçmenlerde neredeyse tam bir mutabakat söz konusu. Cumhuriyetçi seçmenlerde ise bu oran yüzde 15'in altında kaldı. Anketin hata payının ± yüzde 3 olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın 'diktatör' algısı, sadece ABD iç siyasetini değil, uluslararası ilişkileri de etkiliyor. Avrupa Birliği ve NATO müttefikleri, Trump'ın yeniden başkan seçilmesi durumunda transatlantik ittifakın geleceğinden endişe ediyor. Özellikle Trump'ın otoriter liderlere duyduğu sempati (Rusya Devlet Başkanı Putin ve Macaristan Başbakanı Orban gibi) ve uluslararası kurumları eleştiren söylemi, küresel demokrasi endekslerinde gerilemeye yol açabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor. Anket sonuçları, Amerikan kamuoyunun Trump'ın tarzını giderek daha fazla otoriter rejimlerle özdeşleştirdiğini, bunun da başkanlık sisteminin geleceğine dair soru işaretlerini artırdığını gösteriyor. Dünya genelinde yükselen popülist dalgayla birlikte, ABD'nin demokratik liderlik rolünün zayıflaması, özellikle gelişmekte olan ülkelerde alternatif yönetim modellerinin cazibesini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin ABD ile ilişkileri açısından iki yönlü bir anlam taşıyor. Bir yandan Trump'ın güçlü lider profili, kişisel diplomasiye dayalı ilişkileri önceleyen Türk dış politikasıyla belirli bir uyum gösterebilir. Ancak öte yandan, Trump'ın demokratik normları esnetmesi ve otoriter eğilimler sergilemesi, Türkiye'nin Batı ittifakındaki konumunu daha da karmaşık hale getirebilir. Zira AB içinde artan demokrasi endişeleri, Türkiye'nin AB üyelik sürecine ve NATO iş birliğine yansıyabilir. Ayrıca, Trump'ın S-400 ve Doğu Akdeniz konularındaki pragmatik ancak öngörülemez tutumu, Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni sınamalar doğurabilir. Küresel düzeyde ise, ABD'nin demokratik meşruiyet kaybı, Türkiye gibi yükselen güçlerin daha bağımsız bir dış politika izlemesine zemin hazırlayabilir.