Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, perşembe günü ABD Başkanı Donald Trump'ı iki kez telefonla arayarak Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik ABD hava saldırıları düzenlenmesi çağrısında bulundu. Ancak Trump'ın bu talebi reddettiği bildirildi. Söz konusu gelişme, Kızıldeniz'de artan gerilim ve Husilerin Suudi topraklarına yönelik saldırılarının ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın perşembe günü ABD Başkanı Donald Trump ile iki telefon görüşmesi gerçekleştirdiği ve bu görüşmelerde Husilere karşı ABD hava saldırıları düzenlenmesi yönünde baskı yaptığı öğrenildi. Görüşmelerin içeriğine ilişkin detaylar netleşmezken, Trump'ın Suudi tarafının bu talebine sıcak bakmadığı ve saldırı seçeneğini reddettiği ifade edildi.
Husiler, son dönemde Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve Kızıldeniz'deki stratejik noktalara yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'de Husilere karşı koalisyon güçlerine liderlik ediyor. Ancak bu süreçte Husiler, Suudi topraklarına yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemeye devam etti. Suudi yönetimi, son haftalarda artan Husi saldırılarına karşı ABD'den doğrudan askeri müdahale talep ediyor.
Trump yönetiminin bu talebi reddetmesi, ABD'nin Orta Doğu'da askeri angajman konusundaki isteksizliğini gözler önüne seriyor. Trump, görev süresi boyunca Orta Doğu'daki savaşlardan çekilme ve askeri harcamaları azaltma politikası izlemişti. Ancak Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, bölgede istikrarı tehdit eden önemli bir güvenlik sorunu olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Husiler, İran tarafından desteklenen bir grup olarak biliniyor ve Yemen iç savaşında Suudi liderliğindeki koalisyona karşı savaşıyor. Kızıldeniz'deki Husi saldırıları, küresel deniz ticaretini de tehdit ediyor. Son aylarda Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, uluslararası nakliye şirketlerini rotalarını değiştirmeye zorladı ve küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtı.
ABD'nin Suudi Arabistan'ın talebini reddetmesi, Washington'un Yemen politikasında bir değişiklik sinyali olarak yorumlanabilir. Biden yönetimi döneminde Husiler terör örgütü listesinden çıkarılmış, ancak sonrasında tekrar listeye alınmıştı. Trump yönetimi, Husilere karşı Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlamaya devam ediyor ancak doğrudan hava saldırısı düzenlemeye şu an için yanaşmıyor.
Bu gelişme, ABD'nin Orta Doğu'daki müttefikleriyle olan ilişkilerinde askeri müdahale konusundaki çekingenliğini yansıtıyor. Suudi Arabistan ise kendi güvenliği için ABD'den daha fazla destek bekliyor. Ancak Trump'ın önceliği, ABD askerlerini yeni çatışmalardan uzak tutmak gibi görünüyor.
Uzmanlar, ABD'nin doğrudan müdahale etmemesinin Husilerin cesaretini artırabileceğini ve bölgede gerilimin daha da tırmanabileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan'ın ise alternatif olarak kendi askeri kapasitesini güçlendirmesi veya bölgesel müttefiklerle işbirliğini artırması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraf olmamakla birlikte bölgesel istikrarın korunmasına önem veriyor. Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarının güvenliğini doğrudan etkiliyor. Ayrıca Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin bölgesel denge politikalarını zorlaştırabilir. ABD'nin askeri müdahaleden kaçınması, Türkiye'nin Orta Doğu'da daha aktif bir diplomatik rol üstlenmesi ihtimalini gündeme getirebilir. Ancak Türkiye'nin önceliği, kendi güvenliği ve ekonomik çıkarları doğrultusunda bölgesel diyalog kanallarını açık tutmak olacaktır.
Öte yandan Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini son yıllarda normalleştirme sürecine girmişti. Bu tür bir gerilim, Türkiye'nin hem Suudi Arabistan hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütme çabalarını test edebilir. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika ve Asya'ya yönelik ticaret yollarını da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak taraflar arasında arabuluculuk yapmayı ve bölgesel istikrarı sağlamayı hedefleyebilir.