ABD Başkanı Donald Trump, federal destekli Smithsonian müzelerinde Amerikan tarihinin sunumunu değiştirmeye yönelik kapsamlı bir çabanın parçası olarak, kurumun yakınında 'yanlış bilgileri' düzeltecek yeni sergiler açılmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, bu sergilerin amacı, Amerikan istisnacılığını ve ülkenin kurucu değerlerini vurgulayan bir anlatıyı öne çıkarmak.
Gelişmenin Arka Planı
Kararname, Smithsonian Institution'ın yönetim kuruluna ve ilgili federal kurumlara, Ulusal Alışveriş Merkezi'nde (National Mall) mevcut müzelere ek olarak yeni sergi alanları oluşturma talimatı veriyor. Bu alanların, Başkan Trump'ın ifadesiyle 'Amerika'nın büyüklüğünü ve vatandaşlarının cesaretini' yansıtan eserlere ev sahipliği yapması planlanıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yaptığı açıklamada, 'Başkan Trump, Amerikan halkının gerçek tarihini öğrenme hakkına sahip olduğuna inanıyor; bu tarih, ülkemizin karşılaştığı zorluklardan çok, elde ettiği başarılarla tanımlanmalıdır' dedi.
Bu hamle, Trump yönetiminin son yıllarda federal kurumlarda 'vatanseverlik eğitimi' girişimleri ve 1776 Komisyonu gibi adımlarla Amerikan tarihinin anlatımını değiştirme çabalarının bir devamı niteliğinde. Ocak 2021'de oluşturulan 1776 Komisyonu, eleştirmenlerce 'beyaz yıkamacı' bir tarih anlayışını teşvik etmekle suçlanmış, Biden yönetimi ise bu komisyonu dağıtmıştı. Trump'ın yeniden başkanlığa dönmesiyle birlikte, bu tür girişimlerin yeniden canlanması bekleniyordu.
Smithsonian Enstitüsü, 19 müzesi ve 21 kütüphanesiyle dünyanın en büyük müze kompleksi olarak biliniyor. Enstitü yönetimi, henüz kararnameye resmi bir yanıt vermiş değil; ancak uzmanlar, bu tür bir müdahalenin kurumun bilimsel ve tarafsız tarih anlayışıyla çelişebileceği uyarısında bulunuyor. Amerikan Tarih Kurumu Başkanı James Grossman, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Tarih, siyasi amaçlara göre yeniden yazılamaz. Bu tür girişimler, akademik özgürlüğe ve kurumsal bağımsızlığa zarar verir' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel kültürel ve tarihsel anlatıları da etkileme potansiyeli taşıyor. ABD, kültürel diplomasinin önemli bir aktörü olarak, müzeleri ve sergileri aracılığıyla dünyaya kendi tarih anlatısını sunuyor. Smithsonian gibi prestijli kurumlarda yapılacak değişiklikler, uluslararası kamuoyunda ABD'nin tarihine ve değerlerine ilişkin algıları şekillendirebilir.
Eleştirmenler, bu hamlenin ABD'de 'kültür savaşlarının' derinleştiği bir dönemde geldiğine dikkat çekiyor. Özellikle ırk, kölelik ve yerli halklarla ilgili sergilerin içeriği son yıllarda tartışma konusu olmuştu. Trump yönetimi, bu tür konuların 'Amerika karşıtı' bir bakış açısıyla ele alındığını iddia ediyor. Ancak tarihçiler, bu tür müdahalelerin ABD'nin bilimsel itibarını zedeleyebileceği ve uluslararası iş birliklerini olumsuz etkileyebileceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel ölçekte tarih anlatılarının siyasallaşması bağlamında önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, son yıllarda kendi tarih anlatısını güçlendirmeye yönelik adımlar atarken, ABD'nin bu tür bir yaklaşımı, devlet destekli tarih yazımının uluslararası alanda meşruiyetini tartışmaya açıyor. Öte yandan, Türkiye'nin özellikle Ermeni iddiaları ve Yunanistan ile yaşadığı tarihsel anlatı çatışmaları göz önüne alındığında, ABD'nin müzelerde yapacağı değişiklikler, bu ülkelerin tezlerini etkileyebilir. Türk yetkililerin, Smithsonian'daki sergilerin içeriğini yakından izlemesi ve gerektiğinde Türk tezlerini destekleyen materyallerin yer alması için girişimlerde bulunması yararlı olabilir. Ancak şu an için bu hamlenin Türk dış politikasına doğrudan bir yansıması bulunmuyor.