Eski ABD Başkanı Donald Trump, daha önce desteklediği sağcı papaz Jackson Lahmeyer'e yönelik desteğini, papazın karıştığı bir mesaj skandalının ardından geri çekti. Tulsa, Oklahoma merkezli vaiz Lahmeyer, eşiyle birlikte yönettiği kilisenin cemaatiyle yakın ilişkileriyle tanınırken, ortaya çıkan özel yazışmalar nedeniyle itibar kaybına uğradı. Trump'ın desteğini çekmesi, Lahmeyer'in siyasi ve dini kariyerinde önemli bir darbe olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Jackson Lahmeyer, 2020'de kurduğu 'Pastors for Trump' (Trump İçin Papazlar) oluşumuyla dikkat çekmiş, Trump'ın ikinci dönem kampanyasında dini tabanı harekete geçirmede kilit rol oynamıştı. Lahmeyer, kilisesinde verdiği vaazlarda Trump'ı 'Tanrı'nın seçilmiş lideri' olarak tanımlamış, bu söylemler geniş yankı uyandırmıştı. Ancak geçtiğimiz haftalarda Lahmeyer'in cemaat üyelerine gönderdiği iddia edilen bazı uygunsuz mesajlar sızdırıldı. Medyaya yansıyan bu yazışmalarda, papazın kişisel menfaatler peşinde koştuğu ve vaazlarında iddia ettiğinin aksine Trump'a koşulsuz bağlı olmadığı izlenimi oluştu.
Skandalın ardından Trump, kendisine yakın kaynaklara Lahmeyer'le bağlarını kopardığını söyledi. Eski başkanın ekibi, konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınsa da Trump'ın Lahmeyer'le ilgili hayal kırıklığı yaşadığı biliniyor. Lahmeyer ise suçlamaları reddederek mesajların 'bağlamından koparıldığını' savundu. Ancak bu açıklamalar, Trump'ın desteğini geri çekmesini engelleyemedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın Hristiyan sağ ile kurduğu ittifak, Amerikan siyasetinde kritik bir öneme sahip. Lahmeyer gibi figürler, Trump'ın 2024 seçimlerinde yeniden aday olması halinde dini oyların kilidini açmada rol oynayabilirdi. Ancak bu tür skandallar, Trump'ın 'ahlaki çöküntü' söylemlerine zarar verebilir ve onu dini liderlerle arasına mesafe koymaya itebilir. Öte yandan, Lahmeyer'in Trump tarafından terk edilmesi, diğer evanjelik liderlerin Trump'a olan bağlılığını sorgulamasına yol açabilir. Küresel ölçekte, ABD'deki dini-siyasi ittifakların kırılganlığı, benzer yapılanmaları olan ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki dini grupların siyasi tercihlerini etkileyen dinamikleri göstermesi açısından önemli. Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde, dini söylemlerin Amerikan siyasetindeki ağırlığı zaman zaman belirleyici olabiliyor. Trump gibi güçlü bir figürün desteğini çekmesi, Lahmeyer'in etkisini sınırlasa da genel olarak evanjelik lobinin ABD dış politikasında İsrail yanlısı duruş gibi konularda etkisi sürecek. Türkiye, bu tür iç siyasi gelişmeleri izleyerek, ABD'deki dini-siyasi grupların Türkiye karşıtı söylemler üretme potansiyelini değerlendirmeli. Ancak bu olay, doğrudan Türkiye'yi hedef almadığı için sınırlı bir etkiye sahip.