ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken yapılan yeni bir anket, Amerikalıların ülkelerine duyduğu gururun azaldığını ortaya koydu. PRRI (Public Religion Research Institute) tarafından gerçekleştirilen ankete göre, katılımcıların yalnızca yüzde 51'i Amerikan kimlikleriyle 'aşırı gururlu' veya 'çok gururlu' olduğunu belirtti. Yüzde 23'lük bir kesim ise 'orta derecede gururlu' olduğunu ifade etti. Bu rakamlar, ABD'nin ulusal birliğine ilişkin endişeleri artırıyor ve ülkenin siyasi kutuplaşmasının derinleştiğine işaret ediyor.
Anketin detayları ve tarihsel bağlam
PRRI'nin 2025 baharında 2.500'den fazla yetişkinle yaptığı anket, Amerikalıların ülkelerine duyduğu gururun zaman içinde nasıl değiştiğini gösteriyor. 2022'de yapılan benzer bir ankette 'aşırı gururlu' diyenlerin oranı yüzde 38 iken, bu yıl yüzde 28'e düştü. 'Çok gururlu' diyenlerin oranı ise yüzde 18'den yüzde 23'e yükseldi, ancak genel toplamda düşüş var.
Ankette dikkat çeken bir diğer nokta, siyasi parti bağlılığına göre gurur seviyelerindeki farklılık oldu. Cumhuriyetçilerin yüzde 72'si aşırı veya çok gururlu olduğunu söylerken, bu oran Demokratlarda yüzde 37'de kaldı. Bağımsız seçmenlerde ise ortalama yüzde 47 seviyesindeydi. Uzmanlar, bu kutuplaşmanın ülkenin ortak kimlik anlayışını zedelediğini belirtiyor.
Küresel ve bölgesel boyut
ABD'nin ulusal gurur seviyesindeki bu düşüş, sadece iç siyaseti değil, aynı zamanda ülkenin uluslararası profiline de yansıyor. ABD, tarihsel olarak yüksek ulusal gurur oranlarına sahip ülkeler arasında yer alırken, bu düşüş diğer gelişmiş demokrasilerde benzer eğilimleri yansıtıyor. Örneğin, Pew Araştırma Merkezi'nin karşılaştırmalı verilerine göre, Avrupa ülkelerinde ulusal gurur oranları 2000'li yıllardan bu yana geriliyor. Ancak ABD'deki düşüşün hızı ve derinliği, özellikle Çin ve Rusya gibi rakip ülkelerle kıyaslandığında daha belirgin. Bu durum, ABD'nin küresel liderlik rolünü ve 'Amerikan rüyası' anlatısını sorgulanır hale getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ulusal gurur erozyonu, Türkiye'nin dış politikasında doğrudan bir değişiklik yaratmasa da dolaylı etkiler barındırıyor. ABD'nin iç siyasi kutuplaşması, dış politikada tutarlılığı azaltabilir ve Türkiye ile ilişkilerde öngörülemezliğe yol açabilir. Ayrıca, ABD'nin yumuşak gücünün azalması, küresel sahnede Çin ve Rusya gibi aktörlerin etkisini artırabilir. Türkiye'nin çok kutuplu dünya düzenine uyum sağlama çabaları, bu tür gelişmeleri yakından takip etmesini gerektiriyor.