Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz hafta Kazan'da düzenlenen ASEAN-Rusya Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak, Moskova'nın Asya-Pasifik bölgesine yönelik stratejik açılımında önemli bir kilometre taşına imza attı. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. liderliğindeki ASEAN heyeti, 35 yıllık ASEAN-Rusya ilişkileri ve 30 yıllık diyalog ortaklığı kapsamında bir araya geldi. Brune, Malezya ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerinin liderleri, Batı yaptırımları altındaki Rusya'ya destek mesajı verdi. Uzmanlara göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Amerika Birinci" politikası altında bölgedeki nüfuzunu azaltması, Rusya'ya Asya-Pasifik'te yeni bir diplomatik alan açtı.
Kazan Zirvesi: Rus diplomasisinin yeni vitrini
Zirve, Rusya'nın Ukrayna savaşı sonrası uluslararası alanda artan izolasyonuna rağmen, Moskova'nın hâlâ küresel ittifaklar kurabildiğini gösterdi. Kazan Tataristan'ın başkenti olarak, Rusya'nın Asya ile kültürel ve ekonomik bağlarını sembolize ediyor. Liderler, ticaret, enerji ve güvenlik işbirliğini ele aldı. Rusya, ASEAN ülkelerine tarım ürünleri, gübre ve enerji tedarikini artırma sözü verdi. Özellikle Endonezya ve Vietnam'ın, Rus doğalgazına olan ilgisi dikkat çekti. Ayrıca, Rusya ve ASEAN arasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin hızlandırılması kararlaştırıldı.
Putin, zirvede yaptığı konuşmada, "ASEAN, Rusya'nın Asya-Pasifik'teki en önemli ortaklarından biridir. Birlikte, daha adil ve çok kutuplu bir dünya düzeni inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Filipinler Devlet Başkanı Marcos Jr. ise, "Rusya, bölgemizde istikrar için önemli bir aktördür" diyerek Moskova'ya destek verdi. Bu açıklamalar, ABD'nin bölgedeki müttefikleri arasında rahatsızlık yarattı.
Bölgesel ve küresel boyut: Çin-Rusya ekseni ve ABD'nin boşluğu
Zirve, Rusya'nın sadece Çin'e yaslanmadığını, ASEAN ülkeleriyle de doğrudan ilişkiler geliştirdiğini gösteriyor. Moskova, Trump döneminde ABD'nin Asya'dan çekilmesiyle oluşan güç boşluğunu doldurmaya çalışıyor. Özellikle Güney Çin Denizi'nde artan gerilimler, bölge ülkelerini denge politikasına itiyor. Rusya, Vietnam ve Endonezya'ya askeri teçhizat satışını artırırken, Malezya ile nükleer enerji işbirliği anlaşması imzaladı. Bu hamleler, Çin'in bölgedeki aşırı etkisini dengelemek isteyen ASEAN ülkeleri tarafından memnuniyetle karşılanıyor.
Analistlere göre, ABD'nin Trump sonrası dönemde Asya'ya yeniden odaklanması beklenirken, Rusya bu süreçte kazandığı diplomatik avantajı korumak istiyor. Kazan Zirvesi, Moskova'nın Batı yaptırımlarına rağmen küresel bir aktör olarak kaldığının kanıtı olarak sunuluyor. Enerji sektöründe Rosatom ve Gazprom gibi devlet şirketleri, ASEAN ülkelerine nükleer santral ve doğalgaz boru hattı projeleri teklif ediyor. Ayrıca, Rusya ve ASEAN arasındaki ticaret hacminin 2025 yılına kadar 30 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.
Öte yandan, Japonya ve Avustralya, Rusya'nın ASEAN ile yakınlaşmasını endişeyle izliyor. Tokyo, Moskova'nın Ukrayna savaşını kınamayan ASEAN ülkelerine yaptırım uygulanması çağrısı yaparken, Canberra ise bölgedeki askeri varlığını artırıyor. Bu gelişmeler, Asya-Pasifik'teki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Asya-Pasifik'teki bu yeni denklemde Rusya ve ASEAN arasındaki ilişkileri yakından takip ediyor. Ankara, bir yandan NATO üyesi olarak Batı bloğuyla uyum içinde hareket ederken, diğer yandan Moskova ile enerji ve savunma alanındaki işbirliğini sürdürüyor. Rusya'nın ASEAN ile ticari ilişkilerini geliştirmesi, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki enerji koridorlarına olan etkisini dolaylı olarak artırabilir. Ayrıca, ASEAN ülkeleriyle Türkiye arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar olması hedeflenirken, Rusya'nın bölgede güçlenmesi Ankara'nın bu ülkelerle müzakerelerinde yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak Türkiye, Rusya-Çin yakınlaşmasının Batı ile ilişkilerinde yaratabileceği gerilimleri de dikkate almalıdır.