ABD'de vergi politikası, hükümetin gelirini ciddi şekilde azaltırken, ezici bir şekilde zenginlerin çıkarlarına hizmet ediyor. Eski Başkan Donald Trump'ın imzasını taşıyan "One Big Beautiful Bill Act" (OBBBA) olarak bilinen yasa tasarısının Temsilciler Meclisi'nden geçmesi, Amerikan vergi sisteminin ne kadar orantısız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu yasanın milyarderler kadar multimilyonerleri de kolladığını belirtiyor.
OBBBA ve Vergi İndirimleri
The Guardian'ın haberine göre, OBBBA geçen yıl Temsilciler Meclisi'nde kabul edildi. Yasa, bireysel vergi indirimlerini kalıcı hale getirmeyi ve şirketler için vergi oranlarını düşürmeyi öngörüyor. Ancak bu düzenlemelerin bedeli, kamu hizmetlerinden ve sosyal programlardan kısıntı yapılmasıyla ödenecek. Analistler, yasanın özellikle en zengin yüzde 1'lik kesime büyük avantajlar sağladığını vurguluyor.
Yasa kapsamında, bireysel vergi indirimlerinin süresi uzatılırken, kurumlar vergisi oranının yüzde 21'den yüzde 15'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu, büyük şirketlerin vergi yükünü önemli ölçüde azaltırken, devlet bütçesindeki açığın daha da büyümesine yol açacak. Kongre Bütçe Ofisi (CBO) tahminlerine göre, yasa on yıl içinde federal bütçeye maliyeti 3 trilyon doları aşacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu vergi politikaları, küresel ekonomik dengeleri de etkiliyor. Zenginlerin daha düşük vergi oranlarından yararlanması, diğer ülkelerdeki sermaye hareketlerini ve yatırım kararlarını şekillendirebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, vergi rekabeti baskısı altında kendi vergi oranlarını düşürmek zorunda kalabilir. Bu durum, küresel eşitsizliğin artmasına ve kamu hizmetlerinin finansmanında sorunlara yol açabilir.
Öte yandan, ABD'deki bu gelişme, ekonomik popülizmin yükselişi ve demokratik kurumlara duyulan güvenin azalması bağlamında değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür politikaların uzun vadede toplumsal refaha zarar vereceğini ve siyasi istikrarsızlığı körükleyebileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu vergi politikalarının Türkiye'ye doğrudan bir yansıması olmasa da, küresel ekonomik dengeler üzerinden dolaylı etkileri olabilir. ABD'de sermaye birikiminin artması ve vergi gelirlerinin azalması, gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırım akışlarını etkileyebilir. Türkiye gibi ülkeler, küresel sermaye hareketlerindeki bu değişimlerden olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, bu gelişme, vergi adaleti konusunda küresel tartışmaları alevlendirerek, Türkiye'deki vergi politikalarının da sorgulanmasına yol açabilir. Uzmanlar, bu tür politikaların sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah açısından risk oluşturduğunu vurguluyor.