ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile vardığı dizel anlaşması, Ukrayna ve Batılı müttefiklerinde endişe yarattı. Anlaşma, ABD'nin Rus dizel ithalatına yönelik kısıtlamaları hafifletmesini öngörüyor. Trump yönetimi, anlaşmanın ABD'de akaryakıt fiyatlarını düşürmeyi ve enerji güvenliğini artırmayı amaçladığını savunuyor. Ancak Kiev, anlaşmanın Moskova'ya yönelik yaptırımları zayıflatacağı ve Rusya'nın savaş makinesini finanse etmeye devam edeceği görüşünde.
Anlaşmanın arka planı
Trump, göreve geldiğinden bu yana Rusya ile ilişkileri normalleştirme ve ekonomik işbirliğini artırma yönünde adımlar atıyor. Dizel anlaşması, ABD'nin Rusya'dan dizel ithalatına uygulanan gümrük tarifelerini ve kısıtlamaları kaldırmasını içeriyor. Anlaşma kapsamında ABD'li şirketlerin Rus enerji şirketleriyle doğrudan ticaret yapmasının önü açılıyor. Beyaz Saray, anlaşmanın ABD'deki dizel fiyatlarını galon başına 20-30 sent düşüreceğini ve istihdam yaratacağını iddia ediyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise anlaşmayı "karşılıklı yarar" olarak nitelendirdi ve enerji sektöründe işbirliğinin genişletilmesi çağrısında bulundu.
Ancak anlaşmanın duyurulması Ukrayna'da tepkiyle karşılandı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın Rusya'ya yönelik uluslararası yaptırımlarla çeliştiğini belirtti. Kiev, Rus dizel ihracatının önemli bir bölümünün savaş ekonomisini finanse ettiğini ve anlaşmanın bu kaynağı kurutmaktan çok güçlendireceğini savunuyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, anlaşmayı "Batı'nın birliğine vurulmuş darbe" olarak değerlendirdi.
AB içinde de anlaşmaya yönelik eleştiriler var. Almanya ve Polonya, ABD'nin Rusya'ya yönelik ortak yaptırım rejimini deldiğini düşünüyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, anlaşmanın transatlantik uyumu zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Ancak bazı AB ülkeleri, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle benzer adımlar atmayı düşünebileceklerini gizlemiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Anlaşma, ABD-Rusya ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor. Trump, selefi Joe Biden döneminde uygulanan sıkı yaptırım politikasını terk ederek, Rusya ile ticaret yoluyla ilişkileri yeniden şekillendirmek istiyor. Bu hamle, ABD'nin Ukrayna'ya verdiği askeri ve mali desteği de sorgulatıyor. Kongre'deki bazı Cumhuriyetçiler, anlaşmanın Ukrayna'ya yönelik yardımların azaltılmasına zemin hazırlayabileceğinden endişe ediyor.
Kremlin açısından anlaşma, Batı yaptırımlarının etkisini kırmak için önemli bir fırsat. Rusya, dizel ihracatını artırarak hem gelir elde etmeyi hem de Avrupa ve Asya pazarlarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Moskova ayrıca, anlaşmayı ABD ile ilişkilerde geniş bir normalleşmenin ilk adımı olarak sunuyor.
Ukrayna ise anlaşmayı kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor. Kiev, Rusya'nın enerji gelirlerinin savaş kapasitesini doğrudan beslediğini ve Batı'nın bu geliri kesmesi gerektiğini savunuyor. Ukraynalı yetkililer, anlaşmanın Rusya'nın askeri modernizasyonunu finanse etmesine olanak tanıyacağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü Rusya'dan karşılayan bir ülke olarak, ABD-Rusya dizel anlaşmasını yakından izliyor. Anlaşma, küresel petrol fiyatlarını düşürerek Türkiye'nin enerji ithalat faturasını hafifletebilir. Ancak aynı zamanda Rusya'ya yönelik yaptırımların zayıflaması, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde denge politikasını zorlaştırabilir. Türkiye, hem Ukrayna'ya verdiği destek hem de Rusya ile enerji ve ticaret bağlarını sürdürme çabası arasında hassas bir denge yürütüyor. Anlaşmanın yaptırım rejimini aşındırması, Türkiye'nin Rus gazı ve petrolüne bağımlılığını artırabilir ve uzun vadede enerji güvenliği açısından risk oluşturabilir.