ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky ile cumartesi gecesi ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerin ana gündemi, Ukrayna'daki savaşın seyri ve olası bir ateşkes anlaşması oldu. Ancak taraflar arasındaki temel uyuşmazlıklar sürerken, Moskova'nın Ukrayna güçlerinin Donetsk bölgesinden çekilmesi talebi masada kalmaya devam ediyor.
Görüşmelerin Perde Arkası
Başkan Trump'ın Putin ile yaptığı görüşmede, Ukrayna'daki çatışmaların durdurulması ve insani koridorların açılması konuları ele alındı. Kremlin'den yapılan açıklamada, Putin'in Donetsk ve Luhansk bölgelerindeki Rusça konuşan nüfusun korunması gerektiğini vurguladığı belirtildi. Trump ise Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdiği desteği yineledi, ancak savaşın bir an önce sona ermesi için her iki tarafa da baskı yapılması gerektiğini ifade etti.
Zelensky ile yapılan görüşmede ise Ukrayna lideri, ABD'nin askeri ve mali desteğinin devam etmesini talep etti. Trump, NATO müttefikleriyle birlikte Ukrayna'ya yardımı sürdüreceklerini söylerken, Kiev'in müzakere masasına daha hazırlıklı oturması için güvenlik garantilerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ukrayna tarafı, Rusya'nın işgal ettiği topraklardan çekilmesi konusunda net bir taahhüt almadıklarını, ancak diyaloğun sürdürülmesinin önemli olduğunu duyurdu.
Ankara'daki NATO zirvesi, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından 'dönüm noktası' olarak nitelendiriliyor. Zirvede Ukrayna'ya yönelik yeni bir yardım paketi ve NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesi gibi konuların masaya yatırılması bekleniyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek toplantının, Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk çabalarına yeni bir ivme kazandırması umuluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın iki liderle eşzamanlı görüşmesi, ABD'nin Ukrayna krizinde daha aktif bir rol üstlenmeye hazırlandığını gösteriyor. Özellikle Avrupa ülkeleri, savaşın uzamasından kaynaklanan enerji krizi ve göç dalgası nedeniyle ateşkes için daha fazla çaba harcanmasını talep ediyor. Bununla birlikte, Rusya'nın Donetsk'teki askeri operasyonlarını yoğunlaştırması ve Ukrayna'nın Batı'dan gelen silahlarla direnişi sürdürmesi, müzakere zeminini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, Ankara zirvesinin savaşın gidişatını belirleyebileceğini düşünüyor. NATO üyesi ülkelerin Ukrayna'ya daha ağır silah sistemleri sağlama konusunda anlaşması halinde çatışmaların daha da tırmanmasından endişe ediliyor. Öte yandan, Trump yönetiminin Rusya'ya yeni yaptırımlar getirme olasılığı da masada. Kremlin ise yaptırımların kendilerini hedeflerinden vazgeçirmeyeceğini belirterek, Batı'nın Ukrayna'ya silah sevkiyatını durdurması halinde müzakerelerin hızlanabileceğini ima ediyor.
Orta Doğu ve Asya'daki müttefikler ise savaşın küresel gıda fiyatlarına ve enerji piyasalarına etkisini yakından izliyor. Rusya'nın Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasından çekilme tehdidi, özellikle Afrika ve Orta Doğu'daki ülkeleri endişelendiriyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin arabuluculuk rolü bir kez daha öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun en önemli güney kanadı ülkesi olarak hem Rusya hem de Ukrayna ile doğrudan temas halinde. Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk kapasitesini teyit ederken, aynı zamanda Montrö Sözleşmesi ve Karadeniz güvenliği gibi konularda da kritik bir zemin oluşturuyor. Bu gelişme, Türk dış politikasının çok yönlü ve bağımsız duruşunun bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ukrayna'daki savaşın uzaması, Türkiye'nin turizm ve enerji ithalatı üzerinde olumsuz etki yaratırken, tahıl koridorunun yeniden işler hale gelmesi Ankara'nın öncelikleri arasında. Dolayısıyla Türkiye, bu zirvede taraflar arasında köprü kurarak hem ekonomik çıkarlarını korumayı hem de uluslararası prestijini artırmayı hedefliyor.