WASHINGTON (16 Ekim) - ABD Adalet Bakanlığı Cuma günü, Los Angeles County ve California seçim yetkililerine, Trump yönetiminin büyük olasılıkla vatandaş olmadığını iddia ettiği 20 binden fazla kişinin posta yoluyla gönderdiği oyları saymaları halinde federal bir suça ortaklıkla sorumlu tutulabilecekleri uyarısında bulundu. Bu hamle, Başkan Donald Trump'ın posta oylarına yönelik uzun süredir devam eden eleştirilerini yeniden alevlendirirken, seçim güvenliği tartışmalarını da derinleştiriyor.
Gelişmenin arka planı
Adalet Bakanlığı'nın uyarısı, Trump'ın posta oylarını sık sık "aldatıcı" ve "hileli" olarak nitelendirmesinin bir devamı niteliğinde. Bakanlık, California yetkililerine gönderdiği mektupta, sayılan oylar arasında vatandaş olmayan kişilerin bulunması durumunda yetkililerin "federal bir suça yardım ve yataklık" etmiş sayılacağını belirtti. Mektup, Los Angeles County seçim yetkilileri ve California Dışişleri Bakanı'na hitaben yazıldı. Adalet Bakanlığı yetkilileri, 20 binden fazla kişinin kimlik bilgilerinin incelendiğini ve bu kişilerin büyük olasılıkla ABD vatandaşı olmadığını öne sürdü. Ancak bu iddia henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.
California yetkilileri ise suçlamaları reddediyor. Los Angeles County Seçim Kurulu Sözcüsü, "Tüm seçmenlerimiz kayıt sürecinde vatandaşlık beyanında bulunur ve kimlik doğrulaması yapılır. Posta oyları, eyalet yasalarına uygun olarak titizlikle işlenir" açıklamasını yaptı. California Dışişleri Bakanlığı da federal hükümetin seçim süreçlerine müdahale etme yetkisi olmadığını vurguladı. Uzmanlar, Adalet Bakanlığı'nın bu tür bir uyarıyı seçim öncesi dönemde yapmasının, seçmenleri baskı altına alma amacı taşıyabileceğini belirtiyor.
Trump, 2020 seçimlerinden bu yana posta oylarının yaygın olduğu eyaletleri hedef alıyor. California, posta yoluyla oy kullanımının en yaygın olduğu eyaletlerden biri. Başkan Trump, son mitinglerinde de posta oylarının "seçimleri çalacağını" iddia ederek Cumhuriyetçi seçmenleri sandık başına gitmeye çağırıyor. Adalet Bakanlığı'nın son hamlesi, Trump'ın seçim stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'de seçim güvenliği konusundaki kutuplaşmayı gözler önüne seriyor. Demokratlar, posta oylarının güvenilir olduğunu savunurken, Trump ve müttefikleri posta oylarının dolandırıcılığa açık olduğunu öne sürüyor. Adalet Bakanlığı'nın uyarısı, federal hükümetin eyalet seçim süreçlerine müdahalesi olarak yorumlanabilir ve bu durum, ABD federal sisteminde eyaletlerin seçim yetkileri açısından anayasal bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'deki seçim süreçlerine ilişkin tartışmalar, demokrasilerde posta yoluyla oy kullanımının güvenilirliği konusundaki uluslararası algıyı etkileyebilir. Avrupa ülkeleri ve diğer demokrasiler, posta oylarını yaygın olarak kullanırken, ABD'deki bu tartışma, seçim teknolojileri ve güvenliği konusundaki küresel normları da etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin iç siyasi gerilimleri, uluslararası alanda istikrar ve güvenilirlik algısını da şekillendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de posta oyları üzerinden yükselen gerilim, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel demokrasi standartları ve seçim güvenliği tartışmaları açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde istikrarlı bir yönetimle çalışmayı tercih eder; ancak ABD iç siyasetindeki kutuplaşma, ikili ilişkilerde beklenmedik dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca, posta oyları tartışması, Türkiye'nin kendi seçim sistemi tartışmalarına da yansıyabilir ve demokrasi algısı üzerinden uluslararası platformlarda karşılaştırmalara konu olabilir. Türkiye, ABD'deki seçim süreçlerini yakından izleyerek, olası siyasi belirsizliklerin ticaret ve güvenlik iş birliklerine etkisini değerlendirmeli.