Donald Trump'ın başlattığı politika kaosunun siyasi sonuçları artık netleşmeye başladı: Maga Amerika'sı öfkeleniyor. Başkan'ın en sadık destekçileri olarak bilinen ve kendilerini onun siyasi ordusunun piyadeleri olarak tanımlayan seçmenler bile, ekonomik sıkıntılarının sorumlusu olarak giderek daha fazla Trump'ı görüyor. Özellikle orta batı eyaletlerinde yapılan son anketler, bu kitlenin Trump'ın ticaret tarifeleri ve düzensiz politika hamleleri nedeniyle hüsrana uğradığını gösteriyor. Bu durum, 2024 başkanlık seçimlerine giden süreçte Cumhuriyetçi Parti içinde önemli bir kırılma yaratabilir.
Maga tabanında artan ekonomik kaygılar
Geçtiğimiz hafta yayınlanan bir dizi anket, Trump'ın geleneksel olarak en güçlü desteği aldığı kesimlerde bile memnuniyetsizliğin tırmandığını ortaya koydu. Özellikle Çin ve Avrupa Birliği'ne yönelik ek gümrük vergileri, tarım ve imalat sektöründe çalışan Maga seçmenlerini doğrudan vurdu. Iowa'da bir çiftçi, “Trump ekonomi için en iyisini yapacak demiştik, ama şimdi faturalarımızı ödeyemez hale geldik” diye yakınıyor. Benzer şikayetler, Pennsylvania ve Ohio gibi kritik eyaletlerde de yankılanıyor.
Anketlere göre, “kesinlikle Trump'ı desteklerim” diyenlerin oranı yüzde 15 azalırken, “belki başka bir adaya bakarım” diyenlerin sayısı arttı. Bu eğilim, Trump'ın parti içindeki hakimiyetini sorgulamaya açıyor. Zira Maga hareketi, Trump'ın siyasi kariyerinin temel dayanağıydı.
Seçim stratejileri ve rakiplerin fırsatı
Trump'ın politika karmaşası, sadece tabanında değil, genel seçmen kitlesinde de karşılık buluyor. Demokrat Parti adayları, bu hoşnutsuzluğu kullanarak orta sınıf ve işçi sınıfına yönelik mesajlarını güçlendiriyor. Cumhuriyetçi rakiplerinden Nikki Haley ve Ron DeSantis ise, Trump'ın radikal çıkışlarını eleştirerek daha istikrarlı bir yönetim vaat ediyor. Ancak uzmanlar, Maga tabanının tamamen terk etmesinin kolay olmadığını, duygusal bağlılığın hala güçlü olduğunu belirtiyor.
Ekonomik veriler de tartışmayı körüklüyor. Amerikan ekonomisi büyüme sinyalleri verse de, enflasyon ve tedarik zinciri sorunları devam ediyor. Trump'ın göreve gelmesiyle birlikte uyguladığı agresif ticaret politikaları, birçok sektörde maliyetleri artırdı. Bu durum, özellikle düşük gelirli haneleri ve küçük işletmeleri vuruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin iç siyasetindeki bu gelişmeler, Türkiye-ABD ilişkileri açısından yakından takip edilmelidir. Trump'ın yeniden seçilme şansının zayıflaması, Ankara'nın Washington'da muhatap aldığı çevrelerin değişmesi anlamına gelebilir. Maga tabanındaki kırılma, Trump'ın dış politikada daha öngörülemez adımlar atmasına yol açabilir; bu da S-400 ve Suriye gibi konularda Türkiye'yi zorlayabilir. Ancak öte yandan, Biden yönetiminin izlediği istikrarlı diplomasi, Ankara ile ilişkilerde daha öngörülebilir bir zemin sunuyor. 2024 seçimlerine kadar geçecek süreçte, ABD'deki siyasi belirsizlik Türk dış politikasının manevra alanını daraltabilir.