Ermenistan'da 20 Haziran'da yapılan erken genel seçimlerin galibi, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme ittifakı oldu. Oyların yaklaşık yüzde 54'ünü alan ittifak, parlamentoda çoğunluğu elde ederek Paşinyan'ın ikinci kez başbakanlık yolunu açtı. Seçim sonuçları, Rusya'nın açık desteğini alan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ittifakın beklenenin altında kalmasıyla uluslararası kamuoyunda yankı buldu. ABD eski Başkanı Donald Trump, Paşinyan'ı telefonla arayarak tebrik ederken, 'Rusya'nın baskısına rağmen halkınızın iradesi galip geldi' ifadelerini kullandı.
Seçim süreci ve Rusya'nın rolü
Ermenistan'da Şubat 2021'de başlayan siyasi kriz, ordunun Paşinyan'ın istifasını talep etmesiyle derinleşmişti. Paşinyan, Karabağ savaşında yaşanan yenilginin ardından artan muhalefet baskısına dayanamayarak Mart ayında erken seçim kararı almıştı. Seçim sürecinde Rusya, Koçaryan'ı açıkça destekleyen bir pozisyon aldı. Kremlin'den yapılan açıklamalarda, 'Ermenistan'ın istikrarı için deneyimli ellerin yönetimde olması gerektiği' vurgulanıyordu. Ancak Paşinyan'ın seçim kampanyası, 'Rusya'ya rağmen bağımsızlık' söylemi üzerine kuruluydu. Seçim sonuçları, halkın Rusya'nın müdahalesine tepki gösterdiğini ortaya koydu.
Paşinyan'ın seçim zaferi, Batılı ülkeler tarafından memnuniyetle karşılandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, seçimlerin 'genel olarak özgür ve adil' olduğunu belirterek Paşinyan'ı tebrik etti. Avrupa Birliği de benzer bir açıklama yaparak, Ermenistan'ın demokratik sürecine desteğini yineledi. Koçaryan ise seçim sonuçlarını tanımadığını açıklayarak, 'hile yapıldığı' iddiasında bulundu. Ancak uluslararası gözlemciler, seçimlerin genel olarak geçerli olduğunu rapor etti.
Bölgesel dengeler ve yeni dönem
Paşinyan'ın yeniden seçilmesi, Güney Kafkasya'da dengeleri değiştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Rusya'nın Ermenistan üzerindeki etkisinin azalması, Ankara ve Bakü tarafından yakından izleniyor. Paşinyan, seçim sonrası yaptığı konuşmada, 'Karabağ sorununun barışçıl çözümüne' vurgu yaparken, Türkiye ile normalleşme sürecine de açık kapı bıraktı. Uzmanlar, Paşinyan'ın Batı yanlısı bir politika izleyeceğini, ancak Rusya ile tam bir kopuş yaşanmayacağını belirtiyor. Ermenistan'ın Rusya'ya ekonomik ve askeri bağımlılığı, bu yeni dönemde belirleyici faktör olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Paşinyan'ın zaferi, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından önemli fırsatlar sunuyor. Paşinyan, daha önce yaptığı açıklamalarda Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesine sıcak baktığını belirtmişti. Bu durum, Ankara'nın Bakü ile koordinasyon halinde Ermenistan'a yönelik yeni bir diplomatik açılım yapmasının önünü açabilir. Ayrıca, Rusya'nın bölgede nüfuz kaybı yaşaması, Türkiye'nin Kafkasya'daki etkinliğini artırabilir. Ancak, Karabağ sorununun kalıcı çözümüne ulaşılamaması ve Ermenistan'daki siyasi istikrarsızlık riskleri, bu fırsatların gerçekleşmesini zorlaştırabilir. Türkiye'nin, Paşinyan yönetimiyle diyaloğu güçlendirirken, bölgesel dengeleri koruma stratejisini sürdürmesi bekleniyor.